Klyrode’da Sıradan Bir Gün

Klyrode dünyası kılıçların, büyülerin, canavarların ve yarı insan türlerinin hüküm sürdüğü bir yerdi. İnsanlık ile iblis soyları zamanın başlangıcından beri süregelen bir savaşın içindeydi. Ancak Karanlıklar Efendisi Yuigarde tahtını terk edince, onun yerini Karanlıklar Vekili olarak kadim ve kıdemli bir iskelet asker olan Calsi’im almak zorunda kalmıştı.

Bu kargaşayı fırsat bilen şeytan Zanzibar, isyancı ordusunu toplayıp Karanlık Kale’ye saldırdı. Calsi’im ise çareyi Adalet Kurdu ve yoldaşlarından yardım istemekte buldu. Bu gizemli kahramanlar, Karanlık Ordu’nun insan yönetimindeki Klyrode Büyülü Krallığı üzerindeki hain emellerine defalarca engel olmuştu. Adalet Kurdu yardım etmeyi tek bir şartla kabul etti: Karanlık Ordu, Büyülü Krallık ile barış yapacaktı. Adalet Kurdu ve yoldaşlarının desteğini alan Karanlık Ordu, imkansız gibi görünen engelleri aştı ve Zanzibar’ın isyanını kanlı bir şekilde bastırdı.

Karanlıklar Vekili Calsi’im sözünü tutarak Büyülü Krallık ile bir barış antlaşması imzaladı. Tarihte ilk kez Karanlık Ordu ile insan orduları silahlarını indirdi. Ve böylece, hikayemiz başlıyor...

◇Houghtow Şehri—Fli-o’-Rys Tuhafiye Mağazası◇

Houghtow şehri başkentten oldukça uzaktaydı ancak Klyrode Kalesi’nden yabancı diyarlara uzanan ana yolun tam ortasında yer aldığı için tüccarlar ve avcılar için hayati bir durak noktasıydı. Şehir pazarının hemen dışında, Flio adında bir adamın işlettiği Fli-o’ Rys Tuhafiye Mağazası yükseliyordu. Dışarıdan gelen ziyaretçiler için biraz sapa bir yerde, şehir kapılarının tam aksi yönündeydi. Şehrin bu tenhada kalan kısmındaki dükkanın sessiz sakin olması beklenirdi fakat gerçeklerin bununla uzaktan yakından alakası yoktu. Mağaza, kapılarını açtığı ilk dakikadan itibaren her gün hıncahınç doluyordu. Bugün de farklı değildi.

Mekan sahibi Flio kasada duruyordu. Aslında başka bir dünyadan gelen bir tüccardı ve Klyrode’a Kahraman Adayı olarak çağrılmıştı. Bu dünyaya ayak bastığında öyle güçlü bir kutsama almıştı ki var olan tüm becerilere ve büyülere anında hakim olmuştu. Şimdiyse bir zamanlar Karanlık Ordu için savaşan bir iblis olan karısı Rys ile birlikte bu dükkanı işletiyordu.

Sürekli gelen iki dost müşteri tezgaha doğru yaklaştı. Biri, "Geçen geldiğimde tamir ettiğin kılıç için bir kın bakıyordum," dedi. "Sırtta taşınan türden olsun lütfen."

Diğeri söze girdi: "Benim de eşyalarımı taşımak için bir çantaya ihtiyacım var. Elimdeki biraz küçük geliyor. Dükkana şöyle bir baktım ama... Sergilediklerinizden daha büyüğü var mı acaba?"

Flio tebessüm etti. "Sireul Bey için sırt kını, Wreek Bey için de büyük boy çanta..." dedi. "Sanırım işinizi görecek birkaç eşyamız olacak." Elini arkasındaki tezgaha doğru hafifçe salladı. Bir anda yokluktan peydahlanan kınlar ve devasa çantalar tezgahın üzerinde beliriverdi.

Eşyalar, Flio’nun kemerinde taşıdığı ve dükkanın deposu olarak kullandığı Dipsiz Çanta’dan çıkmıştı.

Normalde bir Dipsiz Çanta kullanıcısının şu adımları takip etmesi gerekirdi:

Dipsiz Çanta’nın arayüz ekranını çağır.

Çıkarılacak eşyayı seç.

Eşyayı Dipsiz Çanta’dan çekip çıkar.

İstenen tüm eşyalar alınana kadar ilk üç adımı tekrar et.

Ancak Flio tüm bu adımları atlamış, istediği her şeyi tek bir anda zihninde seçerek hepsini aynı saniyede dışarı çıkarmıştı.

Bir Dipsiz Çantayı bu şekilde kullanmak imkansız olmalıydı. Dükkanın tüm envanterini hafızasına kazımış olan Flio’dan başkası böyle bir numarayı başaramazdı.

Flio müşterilerine malları gösterirken, Belano da teşhir raflarını düzenlemekle meşguldü. Belano, Houghtow Büyü Koleji’nde öğretmenlik yapıyordu ama bugün işlerini erken bitirip yardım etmek için mağazaya gelmişti. Eskiden Klyrode Kalesi’ndeki şövalye bölüğüne hizmet eden bir büyücüydü fakat ordudan ayrılmıştı. Şimdi Flio’nun evinde yaşıyor, yerel okulda savunma büyüsü dersleri veriyordu. Okulun tatil olduğu ya da az dersinin bulunduğu günlerde böyle uğrayıp yardım ederdi.

Lord Flio gerçekten inanılmaz, Dipsiz Çanta’yı bile böyle kullanıyor... diye düşündü, ona hayranlıkla bakarken. Belano’nun babası ve ağabeyi Karanlık Ordu’ya karşı verilen savaşta ölmüştü. Bu yüzden Flio’yu giden ailesinin yerine koymuştu. Ona imreniyor, hatta adeta tapıyordu.

Yanakları kızarırken bakmaya devam etti. Lord Flio keşke benim kocam olsaydı... Birlikte büyü araştırmaları yapardık... Ve sonra—

Sırtında hissettiği bir varlıkla düşünceleri bıçak gibi kesildi. Avını süzten bir kurdun varlığına benziyordu bu. Kontrolsüzce titreyerek yerinden sıçradı. Ama arkasını döndüğünde vitrinden başka bir şey göremedi. Yüzü kireç gibi kesilmişti, sırtından aşağı soğuk terler dökülüyordu.

"N-Neydi o öyle...?"

◇Bu Sırada—Flio’nun Evi◇

Rys oturma odasını süpürürken başını kaldırdı ve duvardaki bir noktaya dik dik baktı.

Rys, Flio’nun eşiydi; kurt soyundan gelen bir iblisti. Flio onu yenene kadar Karanlık Ordu’ya hizmet etmiş, sonrasındaysa onun karısı olarak yanında yürümeyi seçmişti. Kocasına delicesine bağlıydı ve ondan Elinàsze ile Garyl adında ikiz çocukları olmuştu.

Rys’in bedeninden koyu bir iblis aurası yükseldi. Gözleri bir kurdunkine dönüşerek keskinleşti.

Hiç şüphe yok ki, tam da mağazanın bulunduğu yöne bakıyordu.

Çok garip... diye düşündü. Bir kadının kocama arzuyla baktığını hissettiğime yemin edebilirdim. Sanırım sadece hayal gücümdü...

Birden kendine geldi ve temizliğe eskisinden daha hırslı bir şekilde devam etti. "Aman, böyle şeylerle kafamı dağıtamam! Çamaşırları bir an önce bitirmezsem akşama kadar kurumayacaklar!"

◇Mağazada◇

Belano kendine gelmeye çalışırken, Flio yüzünde rahat bir tebessümle tezgahtaki eşyaları işaret etti. "Bunlar depomuzda kalanlar," dedi. "İçlerinde ilginizi çeken bir şey var mı?"

Müşteriler gözleri fal taşı gibi açılmış halde bakakaldı. "Oha! Ç-Çoktan çıkardın mı?! Harbi inanılmaz adamsın..."

"Hepsini birden mi çıkardın yani...?"

Şaşkınlıktan donup kalsalar da bu durum eşyaları incelemelerine engel olmadı.

Ancak tam o anda, onlarca maceracıdan oluşan dev bir kalabalık Flio’nun tepesine çöküverdi.

"Hey, Flio Bey... Ben şu baltayı almak istiyorum!"

"Bana birkaç tane büyü değneği lazım..."

"Şu iksirle ilgili bir sorum olacaktı..."

"Affedersiniz, kalkanımı tamir ettirmem gerekiyor!"

Çok fazlalar! diye düşündü Flio, gülümsemesinin arkasına sakladığı bir telaşla. Hepsine aynı anda yetişemem... Uliminas’ın yardımına ihtiyacım olacak...

Bakışlarını Uliminas’ın kasasına çevirdi. Uliminas, Yuigarde’dan önce Karanlıklar Efendisi olan Ghozal’ın yanında hizmet etmiş bir cehennem kedisiydi. Ghozal tahttan feragat edip Karanlık Ordu’yu bırakmıştı. Şimdi o da mağazanın bir çalışanıydı ve Uliminas onun iki karısından biriydi.

Flio, Uliminas’ın dikkatini çekmeye çalıştı ancak onun da başı kendi müşterileriyle dertte gibiydi.

"Ben şu sergilediğiniz Adalet Kurdu maskelerinden istiyorum!"

"Ben de!"

"Bana da verin!"

"Bir tane de bana!"

"Lütfen ben de bir tane alabilir miyim!"

Kasasının önünde toplanmış bir sürü neşeli çocuk, arkadaki rafta duran Adalet Kurdu maskeleri için birbirini yiyordu. Uliminas sevecen bir gülümsemeyle ayağının dibindeki ahşap kutudan maskeleri çıkarırken elini çabuk tutmaya çalışıyordu. "Miyav bir saniye!" dedi. "Beklettiğim için miyavzur dilerim! Herkese birer Mavi Adalet Kurdu maskesi!"

Flio bu maskeyi aslında kimliğini gizlemek için tasarlamıştı. Fakat Adalet Kurdu, Karanlık Ordu ile Krallık arasında barışı sağlayan ve destanları tüm dünyada söylenen bir kahramana dönüşünce, maske de dükkanın en çok satan eşyası haline gelmişti. Alıcıların çoğu çocuktu ama evlerini korumak ya da uzun yolculuklarda uğur getirsin diye alanlar da vardı. Şu an mağazadaki en popüler üründü.

Hatta Adalet Kurdu’nun yanında savaşan dev beyaz kurdun peluş oyuncaklarını bile satıyorlardı. Bu koca kurt elbette Rys’in gerçek formuydu ama harika bir oyuncağa dönüşmüştü. Dükkanda ayrıca Wyne’in taktığı kırmızı kurt maskesi ile Ghozal’ın siyah maskesinin kopyaları da satılıyordu.

Tezgahın arkasındaki Uliminas çocuklarla uğraşmaktan nefes bile alamıyordu. Flio’nun kendisine baktığını fark etti ama sadece mahcup bir şekilde başını sallayabildi. Şu an biraz miyavşgulüm de...

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.