Kahramanın köyü alevler içindeydi. Ağızlarından yaban domuzları gibi azı dişleri fırlayan orklar, bir elleriyle palalarını savururken diğer elleriyle yağmalayacak ne buldularsa kavrıyorlardı. Yaratıklar etrafa korkunç kükremeler saçıyordu.
Bugüne kadar kavgadan gürültüden tamamen uzak bir hayat sürmüş olan Kahraman, evinden kaptığı ucuz bir bronz kılıçla üç orkun karşısına dikildi.
“...!”
Ancak karşısındaki heybetli düşmanların yanında hiç de güven veren bir duruşu yoktu. Günün birinde en güçlü varlığa dönüşme potansiyelini içinde barındıran Kahraman bile, şu an için savaşmaktan bihaber gencecik bir kızdan fazlası değildi.
Mücadele çabucak sonuçlandı. Kahramanın hamlesi orklardan birinin kolunda sadece hafif bir çizik açabildi, arkasındaki diğer yaratık ise hemen kollarıyla onu kıskıvrak yakaladı. Bir orkun kaslı pençesi kızın kılıç tutan bileğine öyle bir kenetlendi ki, genç kız hareket bile edemedi.
Kahraman umutsuzca çırpındı ama bu direnişi orkları sadece eğlendiriyordu. Yaratıklardan biri, uzun kırmızı dilini azı dişinin üzerine kadar yalatarak çirkin yüzüne kaba bir sırıtış yerleştirdi. Canavarın nasırlı eli Kahramana dokunmak için uzandı.
Ancak orkun eli boşlukta öylece asılı kaldı.
“Ha?”
Canavar sırtında yanan bir sıcaklık hissetti, şaşkınlıkla kafasını yana eğdi. Arkasına dönmeye çalıştı fakat üzerine çöken ani halsizlikle dizlerinin üzerine çöktü ve oracıkta yere serildi.
Mithril mızrağım orkun sırtını pürüzsüzce delip geçmişti, yaratık hareketsizce yere yığıldı. Diğerleri, ejderhamın üstünde mızrağımla dikilen beni gördüler. Gözleri zırhımın göğsündeki ejderha armasına takıldı.
“Bahamut Şövalyeleri arması mı?! Başkentten bir şövalye bu ücra köyde ne arıyor?!”
Orklar korku içinde çığlık attı. Muhtemelen savunmasız küçük bir köyü kolayca yağmalamayı planlamışlardı ama şimdi karşılarında krallık başkentinden gelen, İblis Lordu ordularının bile korkulu rüyası olan elit Bahamut Şövalyeleri birliğine mensup bir ejderha süvarisi duruyordu.
“Gyah!”
Haydutlar şaşkınlığın etkisiyle afallamışken Kahraman kendisini tutan orkun kaval kemiğine tekmeyi bastı ve kılıç tutan kolunu kurtardı. Yüzüne bir gülümseme yayılan Kahraman bana doğru koştu.
Ejderhamın üzerinden aşağı atladım, mızrağımı bir kenara bırakıp kılıcımı çektim. Kız kardeşim olan Kahramanı arkama alıp orkların karşısında siper oldum.
“Kız kardeşime el kaldırmaya cüret ettiniz. Umarım sonuçlarına katlanmaya hazırsınızdır,” diyerek şövalye kılıcımla orkların üzerine atıldım.
Bu, Kahramanın hikayesinin ilk sayfasıydı. Kahraman, memleketine saldıran yaratıkları alt ederek köylülerin kaçması için zaman kazandı. O orkların İblis Lordu ordusunun öncü birlikleri olduğu ortaya çıkacaktı. Onlar çevre köyleri birer birer ele geçirirken, Kahraman direnişin kalesi haline geldi. Şer güçlerin zulmettiği insanları kurtardı ve bir araya gelen tüm halkın İblis Lordu tarafına karşı atağa geçmesi için isyan ateşini yaktı.
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.