"Yine mi ya... Müdür bugün de geç kalıyor."
"Hadi canım, yine mi?"
Günün birinde, masaüstü oyun kafesi Kurumaza'da iki yarı zamanlı çalışanın iç çekişleri yankılanıyordu.
Çalışanlardan biri bendim; Tokiwa Kotaro. Liseli bir rüküş kız olan iş arkadaşım Takanashi Mifuyu'ya bakıp bir kez daha iç geçirerek bir öneride bulundum.
"Ben burada beklerim, Takanashi-san sen istersen önceden çıkıp biraz dinlenebilirsin."
"Öyle mi diyorsun? Ama o zaman Bancho burada tek başına sap gibi kalmayacak mı?"
"Sorun değil, aslında Downtime konusunda epey sabırlıyımdır."
"Downtime mı?"
Rüküş kız bu kelimeyi ilk kez duyuyormuş gibi masumca kafasını yana eğdi. Yahu, ne de olsa bir masaüstü oyun kafesinde çalışıyor, eminim ona bunu defalarca kez anlatmışımdır.
"Masaüstü oyunlarında turlar arasında, diğer oyuncular hamlelerini yaparken geçen... Yani o bekleme süresine Downtime denir. Mesela, 'Bu oyun çok zevkli ama downtime süresi çok uzun' falan gibi kullanılır."
"Anladım, anladım. Yani 'Bancho'nun iğrenç oyun terimleri' benim hayatımdaki Downtime oluyor."
"Hadi ya? O zaman 'Takanashi-san'ın kafa şişiren boş muhabbetleri' de benim hayatımdaki Downtime ile aynı kapıya çıkıyor demektir."
İkimiz de gülerken aramızda adeta kıvılcımlar çakıyordu. Ben de anlamıyorum, neden bu kızla ne zaman konuşsak konu bir şekilde kavgaya bağlanıyor. Üstelik işin garibi, didişip durduğum bu kızı bir yandan da seviyorum.
Yine de bu atışmalar artık günlük rutinimiz haline geldiği için Takanashi-san pek de oralı olmadı. Hafif bir bıkkınlıkla telefonunu kurcalarken konuşmaya devam etti.
"Aslında şu Downtime denen şey hiç olmasa daha iyi değil mi?"
"Yani, video oyunlarındaki yükleme ekranı gibiyse olmaması daha iyi tabii. Ama strateji oyunlarında, hamleler sırayla yapıldığı için az bir bekleme süresinden zarar gelmez."
...Pekala, belli ki hiç ilgisini çekmiyor, özünde tam bir rüküş işte. Muhtemelen bu kelimeyi de beş dakikaya unutur. Fakat nedense Takanashi-san konuyu uzatmaya devam etti.
"Peki o zaman, bazen müşterilerin rezervasyon saatine kadar olan o boş vaktimiz, seninle öylece boş boş takıldığımız o sakin zamanlar... Onlar da Downtime sayılır mı?"
"Aaa, yani evet. Masaüstü oyunlarındaki anlamından biraz farklı olsa da, o can sıkıcı bekleme süresini ifade etmek için Downtime denebilir."
"Hım..."
"Ne oldu ki?"
"Yok bir şey, öylesine sordum."
Takanashi-san bu cevabı verip telefonuna geri döndü. Bir rüküşün zihninden neler geçtiğini anlamak her zamanki gibi imkansız. Madem oyun terimlerine ilgin yok, neden Downtime'ın tam manasını teyit ettin ki? Hem sonra...
"Şey, Takanashi-san, demin de dediğim gibi istersen sen gidebilirsin?"
"Hımm, evet öyle ama... Bancho, sen burada kalacaksın değil mi?"
"Evet, birinin müdürü beklemesi lazım sonuçta..."
Tam o sırada Takanashi-san'ın telefonu titremeye başladı. Birisi arıyordu, bu saatte arayan muhtemelen erkek arkadaşı Usa-kun olmalıydı. ...Ha, anladım. Beni düşündüğünden değil, erkek arkadaşıyla rahat rahat telefonda konuşabilmek için dükkanda kalmak istiyordu. Mantıklı.
"Size iyi sohbetler."
Hafifçe omuz silkip kasadaki kapanış hazırlıklarını yapmak için yanından ayrıldım.
'Mifuyu, bugün de mi eve geçmeyeceksin? O zaman ben de gelmeyeyim mi?'
"Evet, kusura bakma Usa-kun. Zaten kafama göre takıldığım bir iş ama müdür işte..."
Takanashi Mifuyu telefonda erkek arkadaşına dert yanarken, sevgilisi Usa Itsu acı acı gülümseyerek cevap verdi.
'Neyse, olur böyle şeyler. O zaman Bancho ile biraz oyun oynayıp vakit öldürsenize?'
"Ay hiç gelemem, masaüstü oyunları çok zahmetli."
'...Kızım, sen masaüstü oyun kafesinde çalışmıyor musun?'
"Hizmetçi kafesindeki kızların özel hayatlarında da hizmetçi kıyafetiyle gezdiğini mi sanıyorsun sen?"
'Her zamanki gibi sınırları zorlayan birisin.'
Usa, nedense bir anda şogi terimleriyle karşılık vermişti. Merak edip sormaya devam etti.
'Peki ama o zaman Mifuyu, neden bu işi bu kadar çok seviyorsun?'
"Ha? Şey, aslında o değil de..."
Mifuyu bir an duraksadı.
Şu an kasada büyük bir ciddiyetle kapanış yapan, biraz yorgun görünen o masaüstü oyun kurdu iş arkadaşına baktı.
Telefondaki sevgilisine, en dürüst ve sade haliyle cevap verdi.
"Muhtemelen... Downtime yüzündendir."
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.