Dört Kız Kardeşin Serüveni Başlıyor

Oyuncu karakterlerinin hazırlığı bitince, oyun yöneticisi koltuğundaki Haruto, telefonundan o meşhur rol yapma oyunlarından birinin açılış müziğini açtı ve girişi okumaya başladı. Böylece maceracı dört kız kardeşin destanı resmen start aldı.

Oyun Yöneticisi (GM): Gagagia, Chronica topraklarının batı ucunda yer alan küçük bir krallıktır. Dördünüz, başkentten yürüyerek üç gün mesafedeki Aegis kasabasına henüz vardınız. Partiniz, yabancı bir ülkenin kudretli soylu ailelerinden birine mensup dört kız kardeşten oluşuyor. Ailenizin ve onların vasallarının arsız güç savaşlarından tiksinerek evden kaçtınız ve şimdi yeni bir hayata, maceracılığa atıldınız... Pekala, şimdi herkes karakterini tanıtmaya başlasın bakalım.

Tsukiko (Itsuki): Ben Midfield kardeşlerin ikinci büyüğü Tsukiko. Siyah, uzun saçlı, güzel bir savaşçıyım. Evden kaçarken ailemden aşırdığım o görkemli kılıcı, gümüş zırhı ve kalkanı kuşanmış durumdayım. Bir gözüm mavi, diğeri ise kırmızı. Zırhım göğüs, omuz ve kalça bölgelerimi koruyor ama onun dışında ekipmanım oldukça hafif. Karın bölgem, üst kollarım ve uyluklarımın bir kısmı ise açıkta, bembeyaz tenim görünüyor. En büyük hobim internette kendi ismimi aratmak. Sevdiklerim; kız kardeşlerim, hayranlarım, Belçika birası, karides, balina köpekbalıkları, baykuşlar, derin deniz balıkları, ızgara somon ve çin böreği. Nefret ettiklerim ise; Amazon'daki yorum köşelerini fikir özgürlüğü zanneden aptallar, internet forumlarındaki hakkımda açılan o malum başlık, içerik hırsızı siteler ve o sitelerin sırtından geçinen tipler, "Şimdiki hafif romanlar da bozdu," diye mızmızlanan hıyarlar ve onlara inanan salaklar, çizimi olmayan çıplaklık sahneleri içeren romanlar ve her seferinde değerlendirme kriterlerini değiştiren, oyların ağırlığını asla açıklamayan o saçma sapan popülerlik listeleri (ve tabii ki bu listeleri tanrı kelamı gibi ciddiye alan cahil halk ile bunu reklam malzemesi yapan yüzsüz yayıncılar). Geçmişimle ilgili daha çok şey var ama kağıtta yer kalmadı.

GM: Amma uzattın be dostum! Ayrıca hobilerin, sevdiklerin ve sevmediklerin resmen senin gerçek hayattaki kopyan olmamış mı?

Tsukiko: Bir sorun mu var?

GM: Yok da... Yani, oynadığın rolle bütünleşmen önemli tabii, her neyse... Miyako, sıra sende.

Miyako (Miyako): Ben Itsuki kadar detaya girmedim ama... Büyük ablayım ve bu karakterde de ismim Miyako olsun. Sanırım saldırı büyüleri falan yapabiliyorum. Görünüşüm de aşağı yukarı şu meşhur anime serisindeki Mikoto'ya benziyor.

Deathmask (Nayuta): Karakterin yirmi yaşında değil mi Myaa-chan? Çünkü Mikoto ortaokul öğrencisiydi diye hatırlıyorum...

Miyako: Ay, yani sadece ondan esinlendim canım, ne olmuş yani? Önemli bir şey değil.

Sen (Chihiro): Tamam, ben devam edeyim... Adım Sen, üçüncü kardeşiyim. Sınıfım hırsız, görünüşüm ise... Ne bileyim, şirin bir kız işte. Saçımda kurdele falan var. Bu kadar.

Deathmask: Ve ben de en küçükleri olan rahip Deathmask. Gümüş rengi saçlarım ve Lolita tarzı bir havam var, gerçi göğüslerim epey büyük... Bu arada sadece biz dört kız kardeş miyiz? Hiç erkek kardeşimiz falan yok mu?

GM: Ona isterseniz kendiniz karar verebilirsiniz. Bu arada ismin de bayağı ürkütücüymüş.

Miyako: Son çocuklarının adını "Deathmask" koyduklarına göre, ebeveynlerimizin bize pek sevgi beslediğini sanmıyorum.

Tsukiko: Belki başka erkek kardeşlerimiz de vardı ama ailemiz biz kızları sadece stratejik evlilikler için piyon olarak gördüğü için kaçmışızdır.

Miyako: Evet, şu meşhur... Midfield ailesi, değil mi? İyi ki kaçıp kurtulmuşuz onlardan.

GM: Pekala, bu mesele çözüldüğüne göre devam edelim. Müziği hemen bir kasaba temasıyla değiştireyim... Tamamdır. Soylu ailenizden kaçmayı başardınız ancak buraya gelene kadar çok uzun bir yol katettiniz ve elinizdeki tüm yol parasını tükettiniz. Diğer bir deyişle, meteliksiz kaldınız. Bırakın maceraya devam etmeyi, geceyi bir handa geçirecek paranız bile yok. Şimdi ne yapacaksınız?

Deathmask: Tek bir çözüm var... Bu sıkıntılı halimizden kurtulmak için kafamızı dağıtacak bir şeyler lazım. Keyfimizi yerine getirmek için şöyle hızlıca bir sevişsek mi, Itsu... yani Tsukiko ablacığım?

Tsukiko: Kes sesini... Hey, koluma öyle yapışmayı bırak!

Sen: Sen tam bir anı yaşa tipisin, değil mi Deathmask? Peki, şimdi saat kaç?

GM: Öğleden sonra, güneş henüz tepede.

Sen: Güzel, o zaman gece konaklayacak bir yer ayarlayacak kadar para kazanmaya vaktimiz var demektir.

Deathmask: Oha, ne zekice bir hamle Sen. Müstakbel abimden ve canım ablamdan beklendiği gibi.

Miyako: İşi nasıl bulacağız?

GM: Meyhanelerde veya benzeri yerlerde iş ilanları bulabilirsiniz. Maceracılar olarak harabelerde hazine arama veya alt ettiğiniz canavarlardan düşen ganimetleri paraya çevirme yeteneğine sahipsiniz.

Sen: Şimdilik birinden bir iş alsak şansımız daha yaver gider gibi.

Deathmask: Bilemiyorum. Ben ya ölene kadar ya da bir şeyi başarana kadar önüne geleni doğrayan tiplerdenim.

GM: Yalnız, böyle bir oyunda bunu yapmak kalıcı ölümle sonuçlanabilir, unutma... Neyse, siz aranızda plan yaparken, dış görünüşlerinden maceracı oldukları anlaşılan dört kişilik bir erkek grubu size yaklaşıyor. İçtikleri belli, yürüyüşleri bayağı bir yalpalamakta. "Heh-heh-heh! Selam kızlar, amma tatlıymışsınız be. Bize bir iki kadeh eşlik etmek ister misiniz?"

Tsukiko: Hmm. Gündüz içmesine asla hayır demem, o yüzden...

GM: "Heh-heh-heh! Kafadengi birini görmek ne güzel. Ne dersiniz? Şuradaki meyhanede birer tane patlatalım."

Tsukiko: Aslında paramız bitti... ama burası orta çağ Avrupa’sı havasındaysa kesin yerel biraları harikadır. Denemek güzel olurdu...

GM: "Haklısın! Bu civarın birası eşsizdir hanımefendi! Tadına bakmadan giderseniz çok pişman olursunuz. Üstelik hepsi bizden, ısmarlama, o güzel kafanızı böyle şeylerle yormayın hiç."

Tsukiko: Oha, ciddi misin?!

GM: "Senin için her şey feda olsun fıstık, heh-heh-heh..."

Tsukiko: Madem onların kesesinden içeceğiz, reddetmek için bir sebep göremiyorum. Hadi gidelim.

GM: "Heh-hee! Hadi bakalım, istediğiniz kadar için!" O sırada diğer adamlardan biri araya giriyor: "Size bulabildiğimiz en sert biraları getireceğiz!"

Tsukiko: Ooo... Haydi gidelim o zaman.

Sen: Oha, dur bir dakika abi... yani abla!

Miyako: Öylece peşlerine takılıp gidemezsin! Adamların art niyetli oldukları kabak gibi ortada!

Tsukiko: N-ne? Gerçekten mi?!

GM: Bu adamların kendi planları olduğunu söylemek yanlış olmaz herhalde. Cidden fark etmedin mi? Tam keklikmişsin sen de...

Deathmask: Itsuki'nin gerçekte kız olmaması ne büyük şans. Yoksa herifin birinin dölünü bira niyetine içireceklerdi sana! Ki... aslında fena da olmazdı hani...

Tsukiko: Bu sinsi sözlerle beni kandırmaya nasıl cüret edersiniz! Sizi cezalandırma vaktidir!

GM: Sesin tıpkı yetişkin içerikli oyunlardaki kadın savaşçılara benzedi, hayret doğrusu... Neyse, adamlar edepsizce sırıtarak, "Ooo, dövüşmek mi istiyorsun küçük hanım?" diyerek sizinle dalga geçiyorlar.

Miyako: Elbette istiyoruz! Şunların kıçını bir güzel tekmelemek istiyorum!

Sen: Şu an gereksiz yere dövüşmeli miyiz emin değilim... ama onları yenersek kesin üzerlerinden para çıkar. Bize içki ısmarlayacaklarına göre paraları olmalı.

GM: Hırsızımız bayağı bir sert çıktı, insanları direkt üzerlerindeki değerli eşyalara göre tartıyor. Pekala, o halde bu sarhoş maceracı grubuyla dövüşüyor muyuz?

Bütün oyuncular onay verince, Haruto akıllı telefonundan bir savaş müziği açtı ve çantasından bir kağıt ile insan şeklinde bir grup figür çıkardı. Her bir figür; zırhlı, cübbeli, kılıçlı veya asalı fantastik karakterlerdi. Haruto, bu figürleri kağıdın üzerindeki onluk kareli ızgara düzlemine yerleştirdi.

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.

OKUMA YOLCULUĞUN

Bir süredir bizimlesin.

Okuma ilerlemeni kaybetmemek, kütüphaneni oluşturmak ve farklı cihazlarda kaldığın yerden devam etmek için ücretsiz hesabını oluştur.

Hesap oluştur

Okumaya devam etmek için hesap zorunlu değildir.