Kanlı Kahkaha

Aha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha-ha!

Bir an Aureolus, bu beklenmedik gelişme karşısında gayriihtiyari bir adım geri çekildi.

Çocuğun sağ kolunu uçurmuştu, henüz fışkıran kana rağmen çocuk kahkahalarla gülüyordu.

Aureolus, onun yoğun acı ve korku yüzünden aklını yitirdiğini düşündü bir an. Ama hayır, durum öyle değildi. Bu, tamamen zaferden emin olan birinin atacağı türden, gayet normal bir kahkahaydı.

Fakat asıl garip olan, böyle uç bir durumda bile çocuğun nasıl bu kadar normal kalabildiğiydi.

Ne oluyordu orada?

Aureolus’un hissettiği ilk şey korku değil, derin bir huzursuzluk oldu. O çocuğun aklından neler geçtiğini bilmiyordu ama bu düello çoktan bitmişti. Bu yüzden daha fazla huzursuz olmaya gerek yoktu. Onu hemen, oracıkta öldürmeliydi. İçini kaplayan hafif bir öfkeyle, boynundaki iğneyi çekip bir kenara fırlattı.

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.