Tanrı’nın Sağ Tarafı’nın varlık amacı, anlaşılan o ki asli günahın üstesinden gelmek.
Lidvia Lorenzetti’nin sesi, Londra Kalesi’nin sorgu odasında yankılandı.
Söylenenleri dikkatle dinleyen Stiyl ve Agnes, duydukları karşısında kaşlarını kaldırdı. Haçlı öğretisine gönül vermiş biri için asli günahtan daha tanıdık bir kavram olamazdı.
Adem ile Havva’nın bilgi ağacının meyvesini yediklerinde işledikleri günah ve onların çocukları olarak tüm insanlığın omuzlarında taşıdığı o ilk leke.
Lidvia, Eski Ahit’in konuya yaklaşımı böyle, diyerek söze devam etti. Yeni Ahit’te ise bu günahı silme görevini Tanrı’nın Oğlu üstlenir. Çarmıha gerildiğinde, tüm insanlığın günahını tek başına omuzlayıp hepsini yok etmiştir. Bu yüzden haça yalvaran, ayinde İsa’nın bedenini yiyip kanını içen ve son nefeslerine kadar inançlarını koruyan herkesin günahı, hesap gününde temizlenecek ve onlar da cennete kabul edilecektir. Teori en azından böyle söyler.
Ancak, diyerek kısa bir es verdi. Bu durumun istisnaları da var.
Agnes elindeki parşömene not alırken, istisnalar mı, diye tekrarladı. Stiyl ona ters ters baksa da konuşma bölünmeden devam etti.
Evet, tüm insanlığın üzerine çöken o günahtan muaf tutulan bir istisna.
Stiyl cevabı zaten çoktan bulmuştu. Bakire Meryem.
Lidvia’nın hemen yanındaki sandalyeye bağlı duran Biagio, sessizce dilini şaklattı.
Stiyl hiç oralı olmayıp devam etti. Tanrı’nın Oğlu’nu dünyaya getiren kişi olarak Kutsal Ruh’la derin bir bağ kurdu ve günahlarından arındı. Lekesiz Doğum dedikleri şey tam olarak bu. Diğer bir deyişle, tüm insanlık Adem ile Havva’nın soyundan geldiği için bu günahı omuzlamak zorunda kalmasına ve bu kalıtsal lekenin çocuğa da geçmesi gerekmesine rağmen, Meryem için asli günah diye bir şey söz konusu değildi.
Lidvia onu onayladı. Demek ki istisnalar yaratılabiliyormuş. Zaten Yeni Ahit’te de Tanrı’nın Oğlu’nun idame giden yolu seçmesinin tek sebebi, asli günahı temizlemek için bunu kendisinin üstlenmesinden başka bir çare olmamasıydı. Bakire Meryem’in de bu günahtan arındığı gerçeğini göz önüne alırsak, sanırım mantıklı bir sonuca varabiliriz.
Yani Tanrı’nın Oğlu’na sadık kalmaktan başka, asli günahı silmenin bir yolu daha mı var?
Bunu kandıracak bir tür büyü diyelim. Duyduğuma göre Tanrı’nın Sağ Tarafı, bedenlerindeki günahı olabildiğince zayıflatmayı başarmış ama henüz onu tamamen yok edememişler.
Sandalyeye bağlı olmasına rağmen o kadar rahattı ki üzerindeki bağları hissedip hissetmediği bile şüpheliydi.
Yine de günahlarından tam anlamıyla arınamamış olsalar bile, normal insanların sınırlarını aşan bir büyü bilgisine eriştikleri kesin. Söylenenlere göre sıradan bir insan için imkansız kabul edilen, meleklere ve hükümdarlara hükmeden büyüler bile yapabiliyorlar.
Zaten insanoğlunun nihai amacı asli günahı tamamen silmektir. Eğer bu gerçekleşirse, bizi insan yapan nitelikler değişir ve bir meleğe yaklaşırız. Ama...
Evet. Asli günah bilgi ağacının meyvesiyle eş değerdir. Onu kaybetmek, sıradan büyücülerin normal büyüleri kullanma yeteneğini de kaybetmesi anlamına gelir. Kendine has bir durum anlayacağınız.
Hmm, diyerek hafifçe içini çekti Stiyl.
Asli günahı ortadan kaldırmak.
Haçlı inancının en büyük mezhebi olan Roma Ortodoksluğu’nun en derin arşivlerinde saklanan bu fikir, adeta patlamaya hazır bir bomba gibiydi.
İnançlarına göre gerçek huzura ancak asli günahtan arınarak, ibadetle ve Büyük Mahkeme’den sonra Tanrı’nın kutsal topraklarına kabul edilerek ulaşılabilirdi. Günlerini bu günahı yok edecek gizemli yöntemler aramaya adamak, tam da Roma Ortodokslarına yakışacak bir işti.
Düşüncelerini toparlayan Stiyl, Lidvia’yı sıkıştırmaya devam etti. O halde Tanrı’nın Sağ Tarafı’nın asıl amacı, bedenlerinde kalan son asli günah kırıntılarını da tamamen silmek mi?
Eğer bunu başarabilirlerse, meleklerin büyülerini hiç zorlanmadan, diledikleri gibi kullanabilirlerdi. Öyle bir durumda azizler bile onların önünde duramazdı.
Lidvia kısık sesle kıkırdadı.
Yanılıyor muyum?
Yanılıyorsun. Tanrı’nın Sağ Tarafı için asli günahı silmek, sadece amaca giden bir araçtan ibaret. Onların asıl hedefi bambaşka bir şey.
Asli günahı tamamen ortadan kaldırmak bile başlı başına bir delilikken, şimdi bana bunun sadece bir araç olduğunu mu söylüyorsun?
O halde bu adamların asıl derdi neydi?
Lidvia yüzünde gizemli bir tebessümle mırıldandı. Hedeflerini en başından beri gözümüzün içine sokuyorlar zaten.
Ne?
Tanrı’nın Sağ Tarafı. İşte ulaşmak istedikleri mertebe tam olarak bu.
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.