Akademi Şehri, 23. Bölge.
Sadece havacılık ve uzay sanayisine ayrılmış olan bu bölge, şehirdeki tüm önemli havalimanlarını bünyesinde barındırıyordu.
Diğer bölgelerin aksine burada gökyüzüne uzanan gökdelen kalabalığı yoktu; sadece uçsuz bucaksız pistler ve roket fırlatma sahaları uzanıyordu. Gözün alabildiğine uzanan düz asfaltın üzerinde kontrol kuleleri ve deney istasyonları tek tük göze çarpıyordu.
Kamijou trenden inip perona adımını attığında etrafı süzdü. "Taştan ve demirden yapılmış bir çiftlik gibi..."
Daihasei Festivali sırasında Oriana Thomson ile burada da çarpışmışlardı ama bugünkü güvenlik önlemleri o zamankinden bile katı görünüyordu.
Elindeki market poşetlerini bırakmak için istasyondaki emanet dolaplarına doğru yürüdü. Şehirdeki tüm dolaplar hava sızdırmaz yapıdaydı, hatta soğutma ve dondurma seçenekleri bile vardı. Muhtemeka buradaki bilim insanlarının bir marifetiydi.
Yine de...
"...Yuh be, ne kadar pahalı! Bir saat için bu fiyat normal mi şimdi?!"
"Miyavsa. Elindeki erzakları çöpe atıp yarın ucuz bir süpermarkete gitmek daha hesaplı sanki."
Tsuchimikado haklıydı ama Kamijou'nun yiyecekleri heba etmeye hiç niyeti yoktu. Her şeyi dolaba yerleştirip parmak iziyle kilitli hale getirdikten sonra soğutma özelliğini açıp oradan ayrıldı.
İstasyondan çıkışa doğru yürürken sınıf arkadaşına sordu: "23. Bölge'deysek bu bir uçağa bineceğiz demek mi oluyor?"
"Yani, evet. Sonuçta başka bir ülkeye gidiyoruz."
"Hadi canım?! ...Dur bir dakika, pasaportumuz var mı?"
"Yok," diye kestirip attı arkadaşı anında.
Kamijou'nun nutku tutuldu.
Tsuchimikado tekdüze bir sesle devam etti: "Yurtdışına tatile gitmiyoruz herhalde koçum. Bu iş tamamen kayıt dışı yürüyecek. Ruhları duyarsa uluslararası kriz çıkar. Pasaporta iki damga vurduracağız diye sızlanarak bir yere varamayız."
"Ş-şey, anladım."
Kamijou'nun sormak istediği çok şey vardı ama Tsuchimikado kartlarını öyle açık oynamıştı ki belki de bu yöntemin en doğrusu olup olmadığını sorgulamadan edemedi.
İstasyonun dışında devasa bir otobüs terminali vardı. Genelde 23. Bölge'de yürüyerek gezilmez, özel izinli otobüsler kullanılırdı. Tsuchimikado uluslararası havalimanına giden bir otobüs seçip bindi. Kamijou da hemen arkasından takip etti.
Bina olmaması ve her yerin pistlerle kaplanması sebebiyle, 23. Bölge'deki yollar dümdüzdü. Hız sınırı da oldukça esnekti; saatte yüz kilometre hıza izin veren bir tabelanın yanından geçip gittiler.
Pencerenin dışındaki dünya asfalttan bir ovayı andırıyordu, ufuk çizgisi bile yapay ve griydi. Ufkun ötesinden yükselen beyaz buharlar gökyüzünde devasa bulutlar oluşturuyordu.
Derinden gelen bir uğultu sarsıntıya dönüştü ve çok geçmeden camları titretmeye başladı.
Tsuchimikado o yöne doğru bakarak mırıldandı: "Roket fırlatılışını mı izliyoruz? Görünüşe göre kazasız belasız havalandı, değil mi?"
Kamijou telefonunu çıkarıp televizyon uygulamasını açtı. Haberlerde roketin fırlatılış anı farklı açılardan gösteriliyordu. "Akademi Şehri'nin ürettiği dördüncü uydu olduğunu söylüyorlar," diye mırıldandı. "İşin aslı ne acaba?"
"Şimdi bir roket fırlatarak asıl amaçları herkesin kafasında soru işaretleri yaratmak. Şehrin askeri uydu fırlatmasından tut, kıtalararası balistik füze denemesine kadar her şeyi düşünecekler... Ortalıkta ne kadar çok ihtimal dolaşırsa, diğerlerini o kadar iyi dizginleriz herhalde."
Demek bilgi savaşı böyle bir şeydi diye düşündü Kamijou. Sonra aniden kafasında bir şimşek çaktı. "...Sahi ya. Onu tamamen unuttum, Index ne olacak?" Onu tehlikeye atmak istemiyordu ama yiyeceksiz bir odada tek başına bırakma fikri de içine sinmiyordu.
"Sıkıntı yok, Maika senin odaya geçecek. Bizim oburun keyfi şu an her zamankinden yüzde otuz daha yerindedir."
Bir yandan içi rahatlamıştı. Diğer yandan ise hayretler içindeydi; kendi varlığının anlamı Index'e yemek yapan adam seviyesine mi indirgenmişti yani?
Bu sırada otobüs uluslararası havalimanının önünde durdu. Kamijou asfalta adımını atarken telefondan saate baktı. "Hey, Tsuchimikado. Sahi, tam olarak nereye gidiyoruz?"
"Fransa'ya," dedi Tsuchimikado gayet sıradan bir şeyden bahseder gibi.
"Yuh artık! Avrupa mı? Yine mi uzun yolculuk... Dur, kaç gece kalacağız orada? Hem uçakta bayağı uzun kalacağız... Bir on saat sürer herhalde?"
"Yok canım, bir saatten biraz fazla sürer."
"Ne?" diye kalakaldı Kamijou. Bu gizemli bir iddiaydı.
Tsuchimikado açıklama yapmakla uğraşmak istemiyor gibiydi. Havalimanı terminalinden biraz uzaktaki bir pisti işaret etti. Orada her biri onlarca metre uzunluğunda birkaç büyük yolcu uçağı yan yana park edilmiş bekliyordu. "Bak, şunlardan birine bineceğiz."
"...Şaka yapıyorsun," dedi Kamijou, adeta dili tutulmuştu. Emin olmak için arkadaşının yüzüne baktı. Bu uçaklardan birine daha önce binmişti. "Şey, o uçaklardan mı? Yanlış hatırlamıyorsam Venedik'ten Japonya'ya dönerken kullandığımız..."
"Aynen öyle. Adriyatik'in Kraliçesi olayında pek bir rolüm olmadığı için detayları bilmiyorum."
"...Saatte yedi bin kilometre hızla giden uçak mı?"
"Ha-ha-ha," diye güldü Tsuchimikado. "Hızlı olan her zaman iyidir, değil mi?"
"Bu kadarı çok fazla! Anlamıyor musun? Onun içindeyken insanın göğsüne kalın bir demir plaka bastırıyorlar da vücudunu eziyorlar gibi hissettiriyor! Index tam bilime birazcık ısınmaya başlamıştı ki o uçuşun ardından kepenkleri tamamen indirdi!"
Aklına başka bir anı geldi: O durumda bile kız ısrarla uçak yemeği istemiş, sonra da o yemek arkalarındaki duvara muazzam bir şekilde saçılmıştı.
"Lütfen ama. Bu resmi olmayan gizli bir operasyon. Fransa'ya yaylana yaylana gideceğimizi, uçak yemeği yiyip film izleyeceğimizi düşünmüyordun herhalde?"
"Yani, kulağa pek acil bir durum gibi gelmiyor tabii ama... Cidden buna mı bineceğiz? Ben bunu pek tavsiye edemeyeceğim sanki!"
"Bir şey olmaz. Üç Mach hızını geçtikten sonra senin gibi bir amatörün bunu hissetmesi imkansız zaten."
"Bunun neresi rahatlatıcı bir açıklama şimdi?!"
Kamijou'nun sızlanmalarına aldırış etmeyen Tsuchimikado, "Uçakta konuşuruz," demekle yetindi.
Eğer ellerindeki tek seçenek bu uçaklarsa yapacak bir şey yoktu. Olağan kapıları kullanmak yerine, Tsuchimikado'nun peşinden personel girişlerinden ve yollardan geçerek sesten hızlı uçan o yolcu uçağına doğru ilerlediler.
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.