Yazarın Sonsözü

Her ne hikmetse, son zamanlarda hikâyedeki mevsimler ile bu satırları kaleme aldığım dönem tam bir uyum içinde seyrediyor. Yani şu an yazın tam ortasındayız, kavruluyoruz!

Yılın en sıcak günlerinde o kış geçmişe dönüş sahnelerini yazmak, sıcakların üzerimdeki baskısını bir nebze olsun hafifletti. Yine de Ryuto’yu kıskanmaktan kendimi alamadım tabii. Mesela üniversiteyi kazandığını öğrendiği sahneyi yazarken içimden, "Arlanda böyle tatlı bir kız arkadaşın olduktan sonra ders çalışmaya odaklanmak kolay tabii!" diye geçirmeden edemedim.

Üniversiteyi kazanma meselesinden laf açılmışken, mezun olduğum okulun kazananları nasıl bilgilendirdiğini araştırırken şaşırtıcı bir şey keşfettim. Ben sınava girdiğim zamanlarda her şey analogdu. Kampüse kazananların öğrenci numaralarının yazılı olduğu devasa listeler asılırdı, gidip tek tek numaranı arardın. Meğer artık o listeleri asmıyorlarmış! Şimdiki gençler üniversiteyi kazandıklarını ölümsüzleştirmek için numara tabelasının önünde parmaklarıyla kendilerini göstererek fotoğraf çektiremiyor yani. Çok da hayati bir detay değil belki ama beni yine de biraz şaşırttı.

Sınav sahnelerinden konuşmaya devam edecek olursak, Runa’nın taktığı maske çok sevimliydi, çizimlerde onu görebildiğime çok sevindim. Güzel kızlar maske taksa bile güzel görünüyor! Yine de o aşırı sevimli tiplere maskesiz hali daha çok yakışıyor sanki. Bir kızın sadece gözlerini görebiliyorsan, ortalamadan daha sevimli görünmesi pek mümkün olmuyor bir bakıma. Ne demek istediğimi anladınız, değil mi? Runa’ya bakarken de tam olarak bunu hissettim, ne kadar tatlı olduğunu bir kez daha idrak etmemi sağladı.

Her neyse, bir önceki ciltte tüm karakterler artık birer yetişkin olmuştu, bu yüzden o ciltte onların mevcut durumlarını daha dramatik bir dille anlatmaya odaklanmıştım. Bu ciltte ise Ryuto’nun lise günlerine dair geçmişe dönüş sahnelerine yer verebildiğim için mutluyum. Bu kitap daha çok Runa ile olan ilişkisini merkezine alıyor. Olayların gidişatı hoşunuza gitti mi?

Giniro Natsuo’nun bir şiirinde şöyle bir dize geçer: "İlişkimiz, sadece ikimizin bildiği nedenlerle sonsuza dek sürsün." Bu şiiri gerçekten çok severim.

Bence bu dize, hayatında en az bir kez şu duyguyu tatmış insanlara hitap ediyor: "Onun için hissettiklerimle onun benim için hissettikleri muhtemelen aynı değil. Öyle olmalı. Yine de bir şekilde hâlâ birlikteyiz. Bu sebebin karşılığı ikimizin de kalbinde var. Bizi bir arada tuttuğu sürece ne olduğunun bir önemi yok; aşk, dostluk ya da her neyse..."

Tanıdıklar, arkadaşlar, sevgililer, aile bireyleri... İnsanlar arasındaki ilişkileri tanımlamak için kullandığımız günlük kelimelerin sayısı ne yazık ki kısıtlı. Oysa gerçekte ilişkiler bu kalıplardan çok daha karmaşık ve çeşitli. Arkadaşlarımın bir çiftin nasıl olması gerektiğine dair fikirleri, benim veya eserlerimdeki karakterlerin gerçekleriyle uyuşmak zorunda değil. Aslında çok bariz bir durum ama bunu unutup gereksiz yere endişelenmeye meylimiz var. Bu nokta gerçekten önemli, ben de bu eser vasıtasıyla bunu herkese tekrar hatırlatmak istedim.

Bu arada, altıncı ciltte Okinawa seyahatinden bahsettiğim için ilkbaharda atlayıp kendim de gittim. Oradaki ikinci bulunuşumdu, ilk gidişimin üzerinden neredeyse yirmi yıl geçmiş.

Umikaji Terrace ve American Village civarında dolaşırken Runa’nın buraları ne kadar seveceğini düşündüm. Adadaki gezimi elimde rehber kitapla, tam da Runa’nın hoşuna gidebilecek mekânları arayarak planlamıştım. Telefonumdaki fotoğraf klasörü şu an benim yaşımdaki birine hiç uymayacak şeylerle dolu; sahil boyu bikinili hallerim, uzayan peynirli yiyeceklerle verdiğim pozlar ve sata andagi yerken çekilmiş özçekimler... Hepsi hikaye için araştırma malzemesiydi tabii ki!

Benim gençlik yıllarım Namie Amuro’nun popülaritesinin zirvede olduğu döneme denk gelse de, bol çoraplar giymiş olmama rağmen hiçbir zaman tam bir gyaru olmadım. Kimizero’yu yazmaya başladığımdan beri onları daha iyi anlayabilmek için gyaru modasını ve yaşam tarzını inceliyorum. Şimdilerde hayatımın hiçbir döneminde olmadığım kadar gyaru ruhuna yakınım galiba. Kim bilir, belki altmışıma geldiğimde tepeden tırnağa bir gyaru olur çıkarım!

Her zamanki gibi o harika çizimler için magako-sama’ya sonsuz teşekkürler! Ve editörlüğümü üstlenen Matsubayashi-sama, size de çok teşekkür ederim!

Ve sonunda beklenen an geldi!

Kimizero animesi 6 Ekim Cuma günü yayına başlıyor! Başrol karakterlerinin seslendirmenleri açıklandı bile, kadro gerçekten parıldıyor... Seçmelerde hepsi harika bir iş çıkardı, kimsenin hayal kırıklığına uğrayacağını sanmıyorum!

Hangi kanalda ve saat kaçta yayınlanacağını resmi web sitesinden ve X (Twitter) üzerinden takip edebilirsiniz. Ben de en az sizin kadar heyecanla bekliyorum!

Öyleyse, sekizinci ciltte tekrar görüşmek üzere!

Ağustos 2023, Makiko Nagaoka

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.