Dışarıdan gelmiş sıradan biri olduğum gerçeği göz önüne alındığında, beni işe alacak bir yer bulmakta epey zorlanıyordum.
Bu ülkeye ilk ayak bastığımızda, iş arama meselesine oldukça safiyane bir tavırla yaklaşmıştım. Hmm. Şimdilik para kazanabileceğim herhangi bir yer bulurum, yeterli miktar nakit biriktirince de yoluma devam ederim, diye düşünmüştüm.
Fakat iş arama sürecinde zorluktan başka bir şeyle karşılaşmadım. Bu tam anlamıyla görkemli bir felaket, tam bir fiyaskoydu. Öyle ki, ülkeye ilk girdiğinde yüksek ideallerinden dem vurup her işletmeyi kılı kırk yararak inceleyen o eski halimi bir kez olsun karşıma alıp iyice bir azarlamayı diledim.
“Ha? Gezgin misiniz? Yani hafta bitmeden gidecek misiniz? Şey... Sadece birkaç gün çalışacak birini işe alma lüksümüz yok maalesef.”
“Kısa süreli işler için eleman aramıyoruz... Üzgünüm.”
“Sadece bakınıyorsan ikile bakalım!”
Hepsi bu kadardı.
Yarı zamanlı iş arayışım işte böyle sonuçlanmıştı. Ne yazık ki hiçbir yerde iş bulamamıştım.
Yeni bir ülkeye vardığımızda, küçük kız kardeşim Avelia ile ben bir gün daha hayatta kalmamıza yetecek parayı kazanabilmek için her zaman iş arardık; ancak her seferinde iş bulmak benim için tam bir işkenceye dönüşürdü.
“Elaina her seferinde para kazanmayı nasıl beceriyor acaba?” Beni daha önce kurtaran o hayırsever kızı, Elaina’yı hatırlayıp kendi kendime söylendim. “Bir dahaki sefere onunla karşılaştığımda, belki de bana para kazanma yöntemlerini öğretmesini isterim.”
Bu soruma karşılık Avelia, “Nedenini tam bilmiyorum ama o kızın tekin olmayan işlere bulaştığına dair bir his var içimde,” dedi.
Başımı yana eğerek, “Neden öyle düşünüyorsun?” diye sordum.
Avelia kestirip atarcasına, “Kadın sezgisi,” dedi. Sonra da hafif bir gururla ekledi: “Bu arada, ben iş buldum. Dünden beri bir kafede çalışıyorum.”
“...Nasıl buldun?”
“O da kadın sezgisi sayesindedir herhalde.”
Haberim bile olmadan beni geride bırakan öz kız kardeşim, ardından şunu söyledi: “Ablacığım, yabancıların para kazanabilmesi için kaçınılmaz olarak ellerini biraz kirli işlere bulaştırmaları gerekiyor.”
Kız kardeşim bunu söylerken uzaklara daldı. Görünüşe bakılırsa kardeşim, ben fark etmeden yetişkinlerin dünyasına adımını çoktan atmıştı.
“Gerçekten büyümüşsün... Avelia...”
“Yok be abla, muhtemelen sadece biraz kirlendim o kadar.”
Yine de bu konuşmanın ardından iş bulma ümidiyle kasabayı dolaşmaya devam ettim. Fakat görünen o ki, bir yabancının dürüst yollardan iş bulması gerçekten zordu.
Sürekli olarak reddedilip ortalıkta dolanmaktan bitkin düşmüştüm; sonunda bir kafeye girmeye karar verdim. Şehirde bulduğum bu kafe, insanların gizli saklı ve tehlikeli işler çevirdiği, tekinsiz bir yerdi.
Kapıyı usulca araladım.
Yayın Bilgileri: Cilt 8
Toranoana Satın Alım Bonusu
Yazar Notu:
Aslına bakarsanız, 8. Cilt için hazırlanan bonus hikayelerin hepsi ana olay örgüsüyle bağlantılı hale geldi. Ana kitaba girecek kadar iyi değillerdi belki ama yine de onları tamamlayıcı hikayeler olarak yazdım.
Konuyla ilgisi yok ama drama CD’lerindeki Konomi Kohara (Amnesia) ve Miho Okasaki (Avelia) arasındaki diyaloglara bayılıyorum.
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.