Dünyanın neresinde olursanız olun, sokakta yürürken mutlaka anlaşılmaz işlerle uğraşan birine rastlarsınız. O gün ziyaret ettiğim ülkede de durum farklı değildi; birisi oldukça tuhaf bir şeyler yapıyordu.
"O-ho-ho... O-ho-ho-ho!"
Sokağın hemen kıyısındaki bir kuytuya çekilmiş, kendi kendine kıs kıs gülen bir büyücüydü bu. Sivri şapkasını okşuyor, çıkarıp geri takıyor, sonra tekrar okşayıp tekrar takıyordu. Bu anlamsız hareketleri durmadan tekrarlayıp duruyordu.
Göz ucuyla bakmak bile onun ne kadar şüpheli bir tip olduğunu anlamaya yetiyordu.
Peki, kimdi bu akılalmaz hareketleri sergileyen büyücü?
......
Tabii ki bendim.
"Hanımefendi, orada tam olarak ne yapıyorsunuz acaba?"
Anlaşılan o ki, yaptığım bu anlamsız hareketler orada yaşayan insanlara fazlasıyla tuhaf görünmüştü. Ana caddede dolanan bir adam, sanki ömründe görmediği bir şeye şahit oluyormuş gibi durup bana baka kaldı.
"O-ho-ho!" diye gülerek cevap verdim. "Para kazanıyorum."
"Ha? Bunları yaparak para mı kazanılır? Ne demek istiyorsunuz?"
Bir şapkayı defalarca okşayıp kafaya takmanın ne gibi bir amacı olabilirdi ki? Adam bu durumu son derece garip bulmuştu ama aynı zamanda merakına da yenik düşmüştü.
"Ayrıntılarını bana da öğretme lütfunda bulunur muydunuz?" diye sordu.
Vay vay...
"Elbette böylesine muazzam bir para kazanma yöntemini sana bedavaya öğretecek değilim. Olamaz öyle şey."
"Anlıyorum... Peki, öğretmeniz karşılığında ne kadar ödemem gerekiyor?"
"Bakalım... İki bakır sikkeye ne dersin?"
Bu miktar, civardaki ucuz bir handa bir gece konaklama ücretine denk geliyordu.
"Gerçekten bu kadarı yeterli mi? Bana uyar." Adam başını salladı ve elime şıngırtıyla iki bakır sikke bıraktı.
"Seninle iş yapmak bir zevkti. O-ho-ho!" Tekrar küstahça gülümsedim ve anlatmaya başladım: "Bu yolla para kazanmak aslında son derece basittir."
"Öyle mi? Bana sadece anlamsız bir saçmalıkla uğraşıyormuşsunuz gibi geliyor ama..."
Aşk olsun, insan hiç öyle der mi?
"Bak şimdi, burada oturup kafa karıştırıcı bir şeyler yaparsan, er ya da geç birileri gelip seninle konuşur, değil mi? Ben de yanıma gelip benimle konuşanlara para kazandığımı söylüyorum. Öyle deyince de, bu anlamsız hareketlerle nasıl para kazandığımı tekrar soruyorlar, haksız mıyım?"
Tam da şu an olduğu gibi.
"Ben de onlara diyorum ki; eğer bana birkaç bakır sikke verirseniz size yöntemini öğretirim."
"...Eee, sonra?"
Aman Tanrım, pek de ağır kanlıymışsın.
"Sonra kâra geçiyorum işte."
Yayın Bilgisi: Cilt 11
Melonbooks Satın Alım Bonusu
Yazar Notu:
Normalde Elaina yol kenarında böyle tuhaf işler çevirirken bir askere yakalanıp ceza falan ödemek zorunda kalırdı ama eminim ki kurduğu tezgahlar genellikle böyle işliyordur; bu hikaye de bunun hakkında. Yoktan var etmek. Tam bir darphane gibi kız, değil mi?
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.