Kış tatilinin bitmesine yalnızca birkaç gün kalmışken, Angie ve Livia'nın krallığa döneceği o gün gelip çattı. Dondurucu bir soğuğun hâkim olduğu limana doğru yola koyulduk.
Gözlerim dolmuş bir halde, "Kendinize dikkat edin," dedim.
Angie gözlerini bana dikti. "Tam olarak ben de bunu söyleyecektim. Bu el memleketinde asıl zorluk çekecek olan sensin."
Livia ise yüzüne zoraki bir tebessüm yerleştirmeye çalışsa da kaşları çatılmıştı. "Bu sefer biraz olsun yardımı dokunabildi sanki. Ayrıca Leon Bey, sakın bizi aldatmaya kalkmayın."
Ne? Bunu gerçekten burada mı söylüyordu? Şimdi mi? Aradaki yanlış anlaşılmayı çözdüğümüzü sanıyordum. Yüzümü ekşittim.
Angie bu kez Luxion'a döndü. "Gözün üzerinde olsun, aldatmaya yeltenmesin."
Luxion hürmetle eğildi. "Müsterih olun, en ufak bir ihanet sezinlersem ilk sizin haberiniz olacak."
En ufak bir sezgi mi? Ne demekti şimdi bu?
"Yani senin o tamamen keyfi takdirine dayanarak, en ufak bir şeyde aldatma şüphesiyle suçlanabileceğimi mi söylüyorsun?"
"Aynen öyle. Bu yüzden son derece temkinli hareket etmenizi tavsiye ederim."
"Beni koruyup kollaması gereken biri kesinlikle böyle cümleler kurmamalı."
Livia'nın bakışları, onları uğurlamaya gelen Noelle'e kaydı. "Leon Bey, Noelle Hanım'la biraz yalnız konuşmamıza izin verir misiniz? Kız kıza önemli bir şey konuşacağız, o yüzden kulak misafiri olmak yok." Yüzündeki o ifadeye gülümseme demek bin şahit isterdi; itiraz kabul etmeyeceğini açıkça belli ediyordu.
İsteğini boynumu bükerek onayladım, kafamı birkaç kez sallamakla yetindim.
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.