Sınırda Bir Dev

Alzer Cumhuriyeti'ne varmak üzereydik. Uzakta kara parçası görünmeye başlamıştı ama ondan çok daha fazla dikkat çeken şey, ufku bulanık bir gölge gibi kaplayan devasa ağaçtı. O kadar büyüktü ki serap gördüğüme yemin edebilirdim.

Belki de sadece kara parçası ufak olduğu için gözüme bu kadar büyük geliyordu?

Luxion, tekdüze bir sesle, Ülke oldukça büyük, diye yanıtladı. Hiç de öyle küçük bir kara parçası değil.

Tamam da o ağaç cidden çok büyük. Dağ kadar olduğunu söylediklerini biliyordum ama bu kadarı da pes doğrusu.

Bu dünyada havada süzülen kıtalar vardı. Artık beni şaşırtacak pek bir şey kalmadığını düşünüyordum ama Kutsal Ağaç dedikleri bu şeyin boyutunu görünce ağzım açık kaldı.

Demek sonunda Alzer Cumhuriyeti'ne ulaştık, diye mırıldandım.

Yolculuğunuz oldukça rahat geçti. Dil çalışmalarınız ne alemde?

Günlük konuşmaları idare edebilirim. Sınıfta yerel dilden biraz bir şeyler öğrenmiştim ama iş konuşmaya gelince durum farklı oluyordu. Gemide de biraz çalışmıştım fakat becerilerim hâlâ arzulanan seviyenin çok altındaydı. Neyse, buradayken gerisini bir şekilde kapardım.

Pekâlâ, dedi Luxion. Eksik kaldığınız yerlerde araya girip tercüme yapabilirim.

Gözlerimi ona diktim. Bunu yapabiliyor muydun yani?!

Elbette.

O zaman neden daha önce söylemedin?! Boşu boşuna o kadar zaman ders çalıştım!

Yolculuk boyunca vaktinizi doldurmanız için iyi bir fırsat olacağını düşündüm. Özellikle de miskinlik yapmaya olan meyilinizi göz önünde bulundurursak.

Gerçi cumhuriyete varmamız sadece az bir günümüzü almıştı ama yine de zaman geçirmeme yardımcı olduğunu inkâr edemezdim. Acele etseydik tek bir günde bile varabilirdik ancak ulaştığımda Krallık ile iletişime geçmem gerekiyordu, bu yüzden ağırdan almayı tercih ettim. Yolculuğumuz çok hızlı sürerse, Krallık elimde Kadim Eser olmadığına dair iddialarımdan şüphe duyabilirdi.

Denizin üzerinden cumhuriyete doğru baktım. Oyun acaba nasıl ilerliyor?

Ana karakter, aşk adaylarıyla çoktan tanışmış mıydı?

Luxion'a doğru döndüm ama o daha cevap veremeden Einhorn'un üzerine bir gölge düştü.

Bulut mu? Başımı kaldırıp yukarı baktığımda tepemizde başka bir geminin gövdesini gördüm. Üstümüzden mi uçuyorlar? Hangi aptal yapar bunu?

Başka bir geminin tepesinden uçmak görgüsüzlük sayılırdı.

Luxion, Cumhuriyet muhafızlarından olduklarını iddia ediyorlar, diye bildirdi. Bize doğru yaklaşıyorlar. Onları vursam mı?

Hayır, aklından bile geçirme. Yine de bizi böyle karşılamaları çok terbiyesizce.

Oldukça kibirliler. Gemide arama yapmalarına izin vermemizi talep ediyorlar.

Demek kibirliler ha?

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.