Dalgındım. Hiç uyunmayacak bir andayken birden bastıran o ağır uyku haline benziyordu. Belki en doğru benzetme değildi ama yine de tüm bu savaş gözüme tamamen manasız görünmeye başlamıştı.
Usta, bu saldırı zihninizi lekeledi.
Luxion'ın ne dediğini duyuyordum fakat şu an yaptığım her şey gözüme öylesine sinir bozucu geliyordu ki. Bunca zamandır ne için savaşmışım ki ben? Bütün kabahat Marie'deydi. Onu kendi kaderine terk ettim diye kimse bana kızamazdı. Tek bir kişi bile... Tamam, belki önceki hayatımdaki ebeveynim kızabilirdi ama onları bir daha asla görmeyecektim nasılsa. Yine de muhtemelen, Sen onun ağabeyisin, ona göz kulak olmalısın, gibi bir şeyler gevelerlerdi.
Pah, hiç benlik işler değil.
Düşman yaklaşıyor. Doğrudan Weiss'a doğru ilerliyor, diye bildirdi Luxion.
Hızla arkama döndüm. Dikenli zırhla kaplı, sahte görünümlü siyah bir Arroganz, doğruca beyaz gemiye doğru hücum ediyordu.
Ben bu zırhı daha önce bir yerde görmüştüm sanırım... Ama nerede olduğunu bir türlü hatırlayamıyordum. Hmm? Weiss mı?
Lafım daha ağzımdan çıkmadan siyah zırh gemiyi delip geçti. Gökyüzünü şiddetli bir patlama sarstı.
Bok yedik!
Panik içinde Arroganz'ın kumandalarına yapışıp Weiss'a doğru atıldım. Kafam az önceki sisli haline kıyasla aniden berraklaşmıştı. Garip, sanki bir rüyadan uyanmış gibiyim.
Zihinsel bir saldırıydı, dedi Luxion. Weiss, dost düşman ayırt etmeksizin bu saldırıyı herkese yansıttı.
Demek Livia'nın gücü bu, ha? Gerçekten korkunç.
O sıcaklık etrafımı sarıp sarmaladığında içim aynı anda hem sevinç hem de korkuyla dolmuştu. Diğer gemiler ve zırhlar hâlâ gökyüzünde hareketsizce asılı duruyordu.
Aman, her neyse. Peki o düşman birliği—
Saraydan Hertrude'u ve Sihirli Flüt'ü çalan birliğin aynısı, diyerek sözümü tamamladı Luxion.
Şu Kara Şövalye bunak mı yani?!
İçimi ansızın kaplayan dehşetle gaza bastım.
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.