Otuzlu Yaşların Eşiğinde Bir Akşam Yemeği

Cuma akşamı, saat sekiz. Bir aile restoranında oturuyorum. Buraya gelirken akşam yemeği yoğunluğunun tam ortasında yer bulamam diye endişelenmiştim ama aslında içerisi epey boş. Hafta sonu akşam yemeği için özellikle bir aile restoranına gelmeyi tercih eden pek kimse yok sanırım dünyada... Oysa yemekleri lezzetli, üstelik rahat... Sınırsız içecek büfesi de var. Dahası, tıpkı şimdi yaptığım gibi, oturup çalışabiliyorsunuz.

Ben Yuyuko Takemiya... Ekmeğimin üzerine tarako balık yumurtası bile sürerim. Üstüne bir de tereyağı ve yosun...

Neyse, asıl konumuza dönelim. Toradora! serisinin altıncı kitabını eline alma nezaketini gösteren herkese ve benimle birlikte bu yolculuğa devam eden tüm okurlarıma kalpten teşekkür ediyorum! Çok teşekkürler! Acemi ve sakar biri olmama rağmen bir şekilde altıncı kitaba kadar ulaşabildim. Bu kadar çok yazabilmemin tek sebebi, bu serinin sizin ilginizi çekmiş olması. Bana gerçekten büyük bir güç verdiniz! Eğer bu kitabı okurken bir nebze bile eğlendiyseniz, benden mutlusu yok!

Şimdi konuşmam gereken önemli bir mesele var. Etrafta, bu kitabın yirmili yaşlarımda yazdığım son kitap olabileceğine dair bir söylenti dolaşıyor. Eğer bir sonraki cildi de takip ederseniz, karşılaştığımızda belki de otuzlarımda olacağım...? Belki? Olabilirim. Böyle bir ihtimal var. İhtimal sıfır değil. Acaba... Bilmiyorum ki...

Bu yüzden, elimden geldiğince otuzlu yaşlar dünyasına adım atmaya kendimi hazırladım. Hazırlanmak zorundayım çünkü son zamanlarda benimle yaşıt kız arkadaşlarımla konuştuğumda konu dönüp dolaşıp sigorta, kanser taraması, miras, faiz oranları, emeklilik, enflasyon ve kaza anında yapılması gerekenlere geliyor...

Ah, bir de şu vardı: Oyuncuların evlilikleri, boşanmaları ve hamilelikleri. Onları tanımasak bile kiminle oldukları, düğünlerinin çok mu gösterişli olduğu, giydikleri elbisenin tuhaflığı veya yemeklerinin ne kadar güzel göründüğü üzerine konuşup duruyoruz. Neyin iyi neyin kötü olduğu hakkında oradan buradan konuşurken... Ortada alkol bile yokken bir bakmışız dört beş saat geçmiş... Sanırım mahvoldum, değil mi? Artık kendimi bundan koruyamam. Ne yapacağımı bilmediğimi ilan ediyorum. Yaşlanmakla ilgili Gandhi vari bir duyurum var: Zamanın akışına direnme. Stratejim ise Takeda Shingen ile aynı olacak. Rüzgar gibi kuru, orman gibi solgun, ateş gibi yanıp bitmiş ve dağ gibi ufalanmış. İşte bir kadının savaş çığlığı! En azından kendi cenaze masraflarımı karşılayacak kadar sigorta yaptıracağım!

Ayrıca, kendime bej rengi bir nene içliği aldım! Dört bin yen tuttu, çok pahalı değil mi? Ama bir kadın yaşlandıkça ucuz içlikler fazla soğuk kaçıyor, kumaşları sert olduğu için de cildi kaşındırıyor. Buna dayanamazdım! İç çamaşırımın en azından bu seviyede olması gerekiyor!

İşte böyle, her ne olurda olsun lütfen bir sonraki cilt olan Toradora! 7'yi, yani Yuyuko'nun otuzlu yaşlar bölümünü okumaya devam edin! Sonuna kadar benimle kaldığınız için teşekkürler! Menajer-sama ve Yasu-sensei, yaşlansam bile bir sonraki sefere de sizinle birlikte çalışmayı sabırsızlıkla bekliyorum...

—Yuyuko Takemiya

Okuduğunuz için teşekkürler!

En sevdiğiniz Seven Seas kitapları hakkındaki en son haberlerden ve yeni lisanslardan her hafta haberdar olmak için e-bültenimize kayıt olabilirsiniz.

Bizi internet adresimizden ziyaret edin:

gomanga.com/newsletter

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.

OKUMA YOLCULUĞUN

Bir süredir bizimlesin.

Okuma ilerlemeni kaybetmemek, kütüphaneni oluşturmak ve farklı cihazlarda kaldığın yerden devam etmek için ücretsiz hesabını oluştur.

Hesap oluştur

Okumaya devam etmek için hesap zorunlu değildir.