Şu meşhur 007 filmi Yarın Asla Ölmez hakkında konuşmaya çalışıyordum. Ama ne zaman konuyu açsam ağzımdan hep Yarından Sonra lafı çıkıyordu. Kendi kendime coşup anlatıyordum da kimse bana katılmıyordu. "O başka bir film değil mi ya?" diye nazikçe düzeltiyordu arkadaşlarım. Aşırı utançtan bütün bedenim çakan ışıklar saçmaya başlıyordu. Sonra hâlime acıyan tanrılar beni göğe yükseltiyor, ben de gece göğünde süzülen takımyıldızlardan birine dönüşüyordum.
Yani, hemen hemen böyle bir şeydi. Yıldız gibi parıldayan bir takımyıldıza dönüştükten sonra utancımı kapatmak için "Japonca gerçekten zor iş!" diye şaka yapıp bir şekilde durumu kurtarmıştım. Fakat düşününce, filmlerin isimleri Japonca bile değildi ki... Zihninizde aniden beliren utanç verici anıların yüküne dayanamayıp yüzünü iki eliyle kapamış, "Ahhhh!" diye feryat eden zavallı bir kadın takımyıldızına göz ucuyla bakacak olursanız lütfen ona el sallamayı unutmayın. Çünkü o kişi benim. Takemiya Yuyuko. Parıl parıl...!
Derken, Toradora! yazmaya başlamamın üzerinden tam üç yıl geçmiş. Kurguyu tasarla, taslağı yaz, kısa bir mola ver, baskı öncesi provaları incele, tekrar kurgu tasarla, taslağı yaz... Üç yıl boyunca tek yaptığım bu döngüyü tekrarlamak oldu. Bütün bu zaman boyunca gerçekten sadece bunlarla uğraştım. Sürekli teslim tarihlerinin peşinde koştuğumdan olsa gerek, dönüp geriye baktığımda "Acaba mevsimler gerçekten de olması gerektiği gibi geçip gitti mi?" diye düşünmeden edemiyorum. Belki de sadece kitaplardaki akıp giden mevsimlerin içinde yaşadım. Tabii ki gerçek dünyada zaman acımasızca tıkır tıkır işlemeye devam etti ve bedenim tam üç yaş yaşlandı.
Yine de tek bir hikâye üzerinde üç yıl harcadım ve ortaya on ciltlik devasa bir Toradora! külliyatı çıkardım. Bu kitapları eline alan herkese, bunca zamandır benimle kaldığınız için sonsuz teşekkürler! Okurken keyif aldınız mı?
Serinin bu kadar uzun sürmüş olması beni inanılmaz mutlu ediyor. Yazabileceğim bir alanımın bulunması, bunu okuyacak kadar nazik insanların varlığı benım için tam bir sevinç kaynağıydı. Beni öyle mutlu etti ki! Daha çok yazmak istiyorum! Aklıselim duygusunu bir kenara bıraksam, zihnimde kalan gerçek düşünceler kesinlikle bunlar olurdu. Fakat nihayetinde bu seriye bir nokta koyma vaktinin geldiğine karar verdim.
Toradora! okuyan herkese bir kez daha tüm kalbimle teşekkür ederim. Toradora! yazmak, hepinizle iletişim kurma biçimimdi. Keşke kitabın sayfaları arasından süzülüp aranıza karışabilseydim. Peki öyle bir şey olsa ne hissederdiniz? Korkar mıydınız? Açıp okuduğunuz romanın sayfalarından birdenbire otuz yaşında bir kadının fırlaması gözünüzü korkutur muydu? Yorgunluktan gözlerimin altı torbalanmış olurdu ama yüzüm de tüylerle kaplı kalırdı. Besleyici, üst kalite bir yüz kremi almıştım. Denemek için sürdüğümde yüzümdeki tüyler kontrolden çıkmışçasına uzamaya başladı. Ellerime de sürüyordum, parmak boğumlarımdaki kıllar inanılmaz bir hal aldı. Bir kız böyle bir durumla nasıl başa çıkar ki? Bunu istemez miydiniz? O zaman Yasu'nun beni kendi tarzıyla, çizdiği o güzel kızlar gibi resmetmesine ne dersiniz? Pürüzsüz, sarı kısa saçlarım, altın sarısı gözlerim ve dikleşmiş siyah kedi kulaklarım olsa nasıl olurdu? Boynumda siyah kadife bir tasmadan başka hiçbir şey olmadan, erkek çocuğu sanılacak kadar zayıf vücudumla tamamen çırılçıplak karşınıza dikilsem?
Fakat şey, anadan doğma sarışın bir kedi kıza dönüşmek benim için biraz zor sanki. Sarı saç ve çıplaklık kısmını belki halledebilirim ama bunun herkes için acınası bir manzara olacağından eminim...
Belki de yeni bir hikâye yazarım. Yazmaya, durmadan yazmaya devam edeceğimi düşünüyorum. Eğer yeni bir hikâyeyi sağ salim dünyayla buluşturmayı başarırsam, sadece göz ucuyla bakmak için bile olsa elinize almanızı umuyorum. Sayfalarını açma nezaketini gösterirseniz beni dünyalar kadar mutlu edersiniz.
Bana destek mektupları gönderen herkese söylemek isterim ki nefesimin kesildiğini hissettiğim anlarda attığınız mesajlar hayatımı kurtardı. O yardıma defalarca ihtiyaç duydum ve her sıkıştığımda açıp mesajlarınızı okudum. İmza günlerinde karşılaştığım herkese gelince; benim için bir ilkti, bu yüzden heyecandan tir tir titriyordum ama harika bir deneyimdi. Asla unutamayacağım hatıralar olarak kalacaklar. Ve buraya kadar yanımda olan herkese, tekrar tekrar yanımda durduğunuz için teşekkür ederim! Bir sonraki çalışmamda da bana katılmanızı dilemekten başka bir şey gelmiyor elimden! Ve başta Yasu olmak üzere, benimle birlikte Toradora! projesine emek veren herkesin ellerine sağlık. Biraz soluklandıktan sonra zaman kaybetmeden yeniden başlamayı planlıyorum!
—Takemiya Yuyuko
Okuduğunuz için teşekkürler!
En sevdiğiniz Seven Seas kitapları ve yepyeni lisanslar hakkındaki son haberleri her hafta e-posta kutunuzda görün:
Bültenimize kayıt ol!
Veya bizi internette ziyaret edin:
gomanga.com/newsletter
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.