Gece Yarısı Atıştırmalıkları Molası

Shiratama'nın uzaklaştırma cezasından dönmesinin üzerinden bir hafta geçmişti ki Yanami ile Komari, kendilerini onunla birlikte kulüp odasında baş başa buldular.

Yanami, boş boş Pretz atıştırırken kapıya göz ucuyla baktı. —Nukumizu-kun nereye gitti?

—Ş-şey, revire. Komari, telefonundan başını kaldırmaya bile tenezzül etmedi.

—Ah, Konuki-sensei. Kulüp başkanına rahat yok. Munch. İşaret parmağıyla Pretz çubuğunun ucunu ağzına itti, sonra Shiratama'ya bir kutu uzattı. —İster misin?

—Ah, teşekkür ederim. Shiratama, alışıldık gülümsemelerinden biriyle eski bir kulüp günlüğünün sararmış sayfalarını masaya bıraktı. Kutunun içindeki paketi açtı ve bastırdığı bir kıkırtı dudaklarından kaçtı.

—Ne komik? diye sordu Yanami.

—Sandığımdan daha çok ortak noktamız olabilir.

Shiratama, başını olabilecek en şirin açıyla yana eğmiş, atıştırıyordu.

—Sen de mi saflıktan yanasın? Sade en iyisi, değil mi?

—O da var ama daha çok benim de her zaman yanımda atıştırmalık taşıyor olmamı kastetmiştim. Shiratama, kızlara özgü, yumuşak, çiğnenebilir şekerlemelerle dolu bir çanta çıkardı.

Yanami etkilendi. —Zevkin olduğunu biliyordum. Sonuçta bir kız, atıştırmalıkları kadar iyidir. Erkekler anlamaz ki. Hep bir 'hâlâ mı yiyorsun?' derler, bir de 'belki biraz yavaşlamalısın' diye laf sokarlar.

Yeni kız kaşını kaldırdı. —Başkan'dan mı bahsediyorsun?

—Ne? Hayır, diye kestirip attı Yanami. Nukumizu-kun hakkında kim ne dedi ki?

Shiratama ikna olmuşa benzemiyordu ama nihayetinde uzatmamayı tercih etti. Yumuşak şekerlemelerle dolu çantayı uzattı. —Al bir tane.

—Sen bir tanesin!

—Komari-senpai?

—Ö-öf, diye homurdandı. T-teşekkürler.

Ve böylece, bir süreliğine de olsa, ortama huzur çöktü.


Yanami şekerini iştahla çiğnedi. —Bir kız ve yemeğinden daha ikonik bir ikili söyleyin bana.

—Ne demek istediğini anlıyorum. Yemeyi bırakırsam deli gibi kilo kaybediyorum.

—Ne dedin sen? Yanami'nin kalbine buz gibi bir soğuk çöktü.

Ancak Shiratama'nın içi masumiyetle doluydu. —Sen de öylesin, değil mi? Sağlıklı kalmak için üç öğün yemek asla yetmez. Bu yüzden atıştırırsın.

Yanami, cevabını uzun uzun düşündü. Çok uzun. —Evet. Komari'yi susturmak için ona uyarıcı bir bakış atmak zorunda kaldıktan sonra, iyice yaklaştı. —Peki, senin sırrın ne?

—Sırrım mı? Sanırım boş durduğumu fark ettiğimde yemeye çalışıyorum sadece.

—Böyle mi zayıf kalıyorsun?

—Şey, hayır. Tam tersi. Zaten bundan bahsetmiyor muyduk?

Yanami uzun uzun düşündü. Belki de hayatında hiç bu kadar zorlanmamıştı.

Masumiyetin vücut bulmuş hali Shiratama, gülümsedi. —Aslında dün gece yatmadan önce pasta yedim. Cildime kötü geldiğini biliyorum ama akşam yemeği yemek benim için çok zor. Geç saatlerde yediğin böyle bir şey var mı?

—Dün gece… bardak ramen yedim. Her kelimesiyle Yanami'nin içinden bir parça daha koptu.

Komari ne diyeceğini bilemedi.

—Vay canına! Shiratama ellerini sevinçle birbirine kavuşturdu. —Ben onları asla bitiremem ki. Hele o ekstra büyük olanlar yok mu… Bir spor kulübündeki erkek falan değilsen, kim yiyebilir ki o kadarını, değil mi?

—Evet. Kesinlikle.

Sözlü bir vampir gibi Shiratama, konuşmaya devam etti; ta ki geriye bir kız değil, eskiden Yanami diye bilinen küller kalana dek. Yanmış tütsünün kırılgan kalıntısından farksızdı. Bu sırada Komari ise titrek ellerle kulaklığını taktı ve müzik uygulamasını açtı.

—Ama artık market öğle yemeklerini bitirebiliyorum, yani sanırım daha iyiye gidiyorum, diye devam etti Shiratama. Yanami-senpai, senin sırrın ne? Nasıl bu kadar çok yiyorsun?

—Bilmem. Hani eriştelerin üzerine en son eklediğin tüm baharatları ve garnitürleri var ya? Onları en başta at içine… Belki işe yarar.

Ve sonra donup kaldı. Bir daha da kımıldamadı. Komari ayağa kalktı ve alnını duvara yaslayacak rahat bir yer buldu.

—Şey, millet? Bir sorun mu var?

Hiçbir yanıt gelmedi, çünkü onlar sadece cesetlerdi. O da okumaya geri döndü.


Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.