Ufukta Yanami

“Onu ben yaratmadım. Bunu aklına iyice sok.”

“Ama acayip tatlı ha. Yüzü tombul tombul, saçları da ipek gibi.”

“Evet, insanlar benzediğimizi söylüyor.”

“İnsanlar mı? Kimler mesela? Göster bana onları.”

Hepsi meşguldü. Tıpkı onun gibi. O zaman o neden hâlâ burada yemek yiyordu ki?

Dirseklerimi masaya bırakıp pencereden göz ucuyla baktım. Gökyüzünde kabarık sirrokümülüs kumulları dalgalanıyordu. Ne kadar da yükseğe süzülüyorlardı. Ağustos böceklerinin bitmek bilmeyen şarkısını duyuyorlar mıydı acaba diye düşündüm.

“Neredeyse sonbahar,” diye geçirdim içimden.

“Armut mevsimi, hımm. Bak, isteseydin söylemen yeterdi.” Tabağı bana doğru itti, hâlâ bir dilimden ısırıklar alıyordu.

“Peki. Sağ ol.”

İç gözlemim için ayırdığım bir an da böylece bitmişti. Bir armut aldım.

Yeni döneme on gün vardı. O on gün dolduğunda, bu güne, Yanami'nin gelişine, dinozorların meteora baktığı gibi bakacaktım.


Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.