Kan ve Barutun Ötesinde

Kokone’den çatıya gelmesini rica ediyorum, sonra onu orada öldürüp okulda kıyamet kopmadan hemen önce kaçıyorum.

Kendi kendime düşünmeye başlıyorum.

Bir bıçakla insanları tek tek öldürerek ancak bir yere kadar varabilirim. İnsanları daha etkili bir şekilde aradan çıkaracak araçlara ihtiyacım var. Bir makineli tüfek bulup Amerika’da yaptıkları gibi ortalığı tarasam aslında sonuç alabilirim. Ya da zaten kendi ölümüme dair bir endişem olmadığına göre, bir terörist gibi kendimi canlı bombaya mı dönüştürsem? Yok, bu pek gerçekçi değil. Makineli tüfek veya dinamit bulmak o kadar kolay olmayacaktır. Artık kanunlar zerre umurumda değil, bu silahları ele geçirmek için can almaktan da çekinmem ama yine de çok zor. Eğer önümde bir günden fazla zaman olsaydı belki bir yolunu bulurdum fakat her günün sonunda her şeyin sıfırlandığı bir dünyada bu tip şeyleri tedarik etmek mümkün görünmüyor. Bir Amerikan askeri üssüne sızıp silah mı çalsam? Canlı çıkma derdim olmasa bile bu pek ihtimal dahilinde değil. Peki ya zehirleme?

Kurtboğan otu bulup içindeki toksinleri çıkarabilirim. Biraz da siyanür ele geçirsem... Bu işe yarar mı? Kulağa pek de imkansız gelmiyor.

Hay aksi. Kitle katliamı yapmak sandığımdan daha zormuş.

Başlangıç olarak bir akaryakıt istasyonundan benzin alıp okula dönüyorum ve her yere boca ediyorum. Muhtemelen kokudan dolayı, öğretmenlerden biri beklediğimden daha erken beni fark ediyor. Bu yüzden çakmakla binayı ateşe verdiğimde beklediğim o muazzam etkiyi yaratamıyorum.

Patlamanın tam önünde olmama rağmen yara almadan kurtuluyorum; bu yüzden ben de işi bitirmek için bıçağı kendi boğazıma saplıyorum.

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.