Maria'ya bildiğim her şeyi anlatırım.
Bu sonucu kabul etmesi ne kadar zor olsa da, elinden hiçbir şey gelmez.
Yuri zaten beni Cinayet için hedef seçmişti. Maria bunun değişmeyeceğini bilir.
Bu yüzden, yatağımda öylece otururuz, ellerimiz kenetlenmiş halde. Birbirimizin ellerinin şeklini hatırlamaya çalışırcasına, tekrar tekrar sıkarız, parmaklarımızı kenetler ve sadece bu hissin tadını çıkarırız.
Son kez, birbirimizin dokunuşunu hissederiz.
"Kazuki."
Maria adımı söyler.
"Doğrusu, senden bir şey saklıyordum."
"...Hı?"
"Şimdi Misbegotten Happiness bende değil."
Bunun neden önemli olduğundan emin olamasam da, sadece ona bakarım.
"Emin olamam ama gücünü geçici olarak kaybetmiş olabileceğini hissediyorum. Bunun gibi bir şeyle daha önce karşılaşmıştım; ancak bu, Tembellik Oyunu'nun bir özelliği olabilir."
...Bu, hani, oldukça büyük bir şey sayılmaz mıydı?
"Neden söylemedin?"
Maria bir an başını eğer, sonra parmaklarımız kenetliyken açıklar.
"Ben bir Kutuyum, insan değil. Sana sık sık başkaları için var olduğumu açıklamıştım. Maria Otonashi... Hayır, Aya Otonashi bu şekilde var olmalı. Beni bu konuda destekleyen Misbegotten Happiness'tir. Buna rağmen, burada onu çağıramıyorum. Peki ben neyim?"
"Sen... Maria'sın."
"...Yani şimdi durum bu mu?" Maria elimi canımı yakacak kadar sıkar. "Artık seni bile koruyamıyor muyum?"
"...Maria."
"Hıh, ne biçim bir Çift'im ben. Keşke senin yerine ölebilseydim."
Maria'nın kötü alışkanlığı yine başını kaldırıyordu.
Kendini bu kadar çabuk küçümseme gibi korkunç bir eğilimdi bu.
"...Dur. Asla istemem bunu."
"Biliyorum! Bu arzunun tamamen kendi bencilliğim olduğunu biliyorum!" diye bağırır.
Bu konuda ne kadar açık sözlü olduğuna gözlerim fal taşı gibi açılır.
"...Ne?"
Yani kendisi de farkında mıydı? Yaptığı her şeyin başkalarının yararına olduğuna gerçekten inanmıyor muydu?
"Çok da uzun zaman önce olmayan o hafta boyunca bana bunu birkaç kez bildirmiştin. Bu sadece kendi gururumun işi..."
Bunu söyledikten sonra, Maria bana dik dik bakar.
"Ama yine de! Ben hala bir Kutuyum!"
Onun bu yoğunluğu karşısında susmaktan başka bir şey yapamam.
Bilir, ama yine de kendini değiştiremez. Nedeni, içindeki sarsılmaz kararlılıktır. Eğer bu değişseydi, o zaman şüphesiz ki artık kendisi olarak kalamazdı.
"......Bağırdığım için üzgünüm." Maria utangaçça başka yöne bakar. "Sadece beni sinirlendiriyor. Bu sonucu kabul edemiyorum."
"...Sorun değil, Maria. Eğer Yuri'nin dedikleri doğruysa, tekrar buluşuruz."
"Umurumda değil. Bu, buradaki, önümdeki Kazuki'nin gideceği gerçeğini değiştirmez. Şu an seni kaybedeceğim, ve bu kesin."
"......Maria."
Yeniden hayata dönme fikrine ben de inanmakta zorlanırım.
"...Kazuki, sana az önce söylediğim gibi, şimdi olduğum gibi bir Kutu olduğumu söyleyemem. Bu yüzden kimseyi koruyamam. Bundan sonra yapabileceğim tek şeyin Yanagi'nin acı çekmesini izlemek olması mümkün. Kingdom Royale'de, sadece güçsüz bir kızım," der Maria. Uzandı ve başımı göğsüne yasladı. "Bu yüzden, ufacık da olsa, Maria Otonashi'nin gerçek duygularını ifade etmemin sorun olmayacağını düşünüyorum."
Bana fısıldar.
"Üzgünüm."
Dudakları kulağıma değer.
"Ölme düşüncene katlanamıyorum. Canımı yakıyor. Nefret ediyorum. Acıtıyor. Seninle olmak istiyorum."
O sonsuz tekrarların sınıfında diz çöküp ona elimi uzattığım zamanı birden hatırlarım.
"Güçsüz olabilirim. Şimdi sıradan bir Maria Otonashi'den başka bir şey olmayabilirim. Ama—"
O zamanlar, sadece kısacık bir anlığına da olsa, sadece güçsüz bir kızdı.
Ve şimdi, Tembellik Oyunu'nun içinde, yine çaresiz.
"—Ama yine de seni korumak istiyorum, hayatımı feda etmek anlamına gelse bile."
Bunu söylerken yüzündeki ifadeyi göremem.
Ama vermem gereken cevabı bilirim.
"Üzgünüm."
Sonuçta, Yanagi yerine Maria'yı seçtiğimde bu kararı vermiştim.
"Ne kadar acısa da, beni burada korumak senin görevin değil."
Beni şimdi olduğum kişi yapanı, onu seçtiğimde kararımı verdim.
"Kutun sende değilken, seni korumak benim görevim."
Maria'yı savunacağım.
Ve normal hayatımı savunacağım.
Maria'nın istemediği normal hayatı savunacağım.
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.