Kalbimdeki Boşluğun Sahibi

Wataru beni seviyordu. Daha ilk tanıştığımız andan beri bu böyleydi. Gözlerimin içine bakıp o iki kelimeyi, seni seviyorum deyişini bugün bile tüm canlılığıyla hatırlıyorum. Ancak o zamanlar aşkla meşkle uğraşacak vaktim yoktu, bu yüzden onu soğuk bir tavırla kendimden uzaklaştırdım. Yine de Wataru pes etmedi, defalarca kez yeniden şansını denedi. Şimdi düşününce, okulda duygularımı paylaştığım ve sorunlarımı anlattığım tek kişi oydu.

Liseye geçtiğimizde hem kişisel olarak hem de okul hayatı açısından biraz daha durulmuştum. Lise yıllarının bana neler getireceğini merakla beklemeye başlamıştım. Wataru'nun yanımda olacağını zaten biliyordum ama o vakitler onu sadece sinir bozucu biri olarak görüyordum. Yeni okul için heyecanlı olabilirdim ama hâlâ bir erkek arkadaş edinmek ya da aşkı tatmak gibi bir niyetim yoktu. Airi'den daha çok sevebileceğim kimsenin olamayacağına inanıyordum.

Yeni lise hayatıma sorunsuz bir başlangıç yaptım. Wataru, sürekli peşimde dolandığı için her an dikkatleri üzerine çekiyordu. Haliyle bu durum beni de ön plana çıkarıyor, çevremizdekilerin isimlerimizi ezberlemesine neden oluyordu. Sonunda Kei adında iyi bir arkadaş edindim. Şöyle bir geri bakınca, Kei ile yakınlaşabilmemin sebebi bile yanımda Wataru'nun olmasıydı. Bunu şimdiye kadar hiç düşünmemiş olmamın tek nedeni, bu durumun bana çok doğal gelmesiydi. Sinir bozucu bir varlıktı belki ama her zaman yanımdaydı. O, böyle biriydi işte. Bu yüzden aniden benden uzaklaştığında ne yapacağımı şaşırıp darmadağın oldum. Benden vazgeçtiğini söylemişti; peki ama hâlâ arkadaş kalabilir miydik?

Eğer kalamazsak, buna muhtemelen dayanamazdım. Wataru'nun yanında kendimi ait hissettiğim bir yerim vardı. Kalbimde ne Kei'nin ne de Airi'nin doldurabileceği bir boşluk açmıştı. Bunun verdiği hüznü ilk kez bu yaz tatilindeki ortaokul ziyareti sırasında hissettim. Artık sadece sinir bozucu biri değildi; o, günlük hayatımın vazgeçilmez bir parçası olması gereken, değerli biriydi. İşte bu yüzden bağlarımızı koparmak istediğini düşünmek beni dehşete düşürüyordu.

İkinci dönem başladıktan sonra, derslerin bittiği bir gün Wataru ikimizin arasında öyle bir ilişki olmadığını sertçe ilan etti. Daha önce hiç görmediğim bir yüz ifadesi vardı. O an artık beni gerçekten sevmediğine inandım. Ve aslında onu hep bana karşı anlayışlı olmaya zorladığımı fark ettim. Onun hislerini hiçbir zaman gerçekten önemsemediğimi anladım. Artık ne yapacağımı bilemiyordum.

Daha doğrusu, anlamaya çalışmıyordum. Anlamadığım şeylerden nefret etmeye başlamıştım ama gerçeği öğrenmekten de korkuyordum. Elimi uzatsam bile bacaklarım geri geri gidiyordu. Hiçbir şey bilmemek, benim için artık bir alışkanlık haline gelmişti.

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.