Siyahın Ötesinde

—Off, ne pis koku.

—Zaten yemeği bitirdik, ne olacak ki? Annemden de izin aldım.

—En azından çamaşır odasının kapısını kapatsan…

Şimdi düşününce, saç boyasının kokusu bayağı sinmişti etrafa. Şampuan gibi meyveli bir koku yapamazlar mıydı şunu? Elimdeki vinil eldivenler yüzünden burnumu bile tutamıyorum. Üstelik şimdi yirmi dakika böyle durmam gerekecek…

Ablam fırçayı çıkarırken, lavabonun yanına bıraktığım kullanma kılavuzuna baktı, üzerindeki yazıları okudu.

—Hım? Koyu kahve mi? Siyaha mı boyayacaksın?

—…Gerçekten de siyahmış, değil mi? Siyaha dönsem de olurdu ama hiç yoktu…K-Koyu kahve kulağa havalı geldiği için almadım yani…

—Bu, özellikle ilk başta, bayağı siyah durur.

……?

Siyah, siyah değil mi? Siyahın ötesinde bir siyah mı var? Siyahtan daha koyu mu? Kulağa feci havalı geliyor. Ablam etrafımda dönerken, ergen sendromu ruhum alev alev yanmaya başlamış gibi hissettim.

—Berbat ettin. Düzgün olmayacak.

—Eeeeh…?

—Çekil bakalım.

Ablam aynadaki görüntümle aramdan geçti, çekmeceden eldivenleri çıkardı ve—Dur bir dakika, eldivenler mi…? İçime fena bir his doğdu…Ah, hey…!

—Saç diplerin siyah, o yüzden böyle kafana göre yapma.

—Ay ay ay ay! Diplerimi yolacaksın!

—Kel kalmadığın sürece kimin umurunda? Bu dünyadaki her şey kalıtsaldır, bir şey olmaz sana. Kel kalacak olan kel kalır, bunu engellemeye çalışan hiçbir şey de işe yaramaz.

Canım ablam? Hiç umursamıyormuş gibi konuşuyorsun ama! Kel kalıp kalmamamdan önce, bu canımı fena yakıyor! Gerçekten iyi olacak mı bu böyle!? Hey!? Kısa bir süreliğine bile olsa kel kalmak istemiyorum ben!!

Böylece azıcık zaman geçti, Ablam bana birkaç tutam saç gösterdi, ben de aynadan onlara baktım.

—Gördün mü?

—H-Haklısın, siyah…Biraz fazla siyah değil mi?

—Dedim ya, bir hafta böyle kalır. Gerçi iyice yıkarsan iki gün sonra normale döner.

Saç boyama işlemi bitti, yıkayıp kuruttuktan sonra saçlarım gerçekten de siyah görünüyordu. Ancak bu, düzensiz bir siyahtı. Işığı bile yansıtmayacak bir seviyeye kadar. Ben biraz daha normal bir siyah bekliyordum…Neyse, daha önce saçlarımı kahverengiye boyadığımda da aynı hissi vermişlerdi.

Ertesi gün, Natsukawa ‘Aaa, boyamışsın,’ dedi ve ben öldüm. *Aslında ölmedim.

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.