Gece Yarısı Fısıltıları

"Abiciğim, henüz uyumadın mı?"

Kapının tıklatılmasıyla birlikte duyulan ses, kız kardeşim Terano'ya aitti.

"Ayaktayım. Ne oldu?"

"Odana gelip biraz konuşabilir miyiz?"

"Olur da, illa bu gece mi olması gerek?"

Bugün gökyüzü gözlemi vardı, bu yüzden eve dönüşüm epey gecikmişti. Üstelik eve geldikten sonra da ufak bir kargaşa yaşandığı için saat şimdi çoktan on biri geçmişti.

"Bugün bitmeden sana iletmek istediğim ve sormak istediğim bir şey var..."

Terano bu kadar üstelediğine göre onu dinlemeliydim. İçeri girmesine izin verdim.

"Yarın okul var, o yüzden öyle uzun uzadıya konuşamayız ama senin için sorun değilse gel."

"Teşekkür ederim abiciğim."

Bunu söyleyip odaya adımlayan Terano'nun çehresinde bariz bir rahatlama vardı.

"Ee, anlat bakalım. Neydi o söylemek ve sormak istediğin şey?"

"Önce söylemek istediğimle başlasam olur mu?"

"Olur."

"Abiciğim... Bugün için özür dilerim."

Bunu dediği anda başını derin bir mahcubiyetle öne eğdi.

"Terano..."

"Liseye kadar gelip aklıma eseni söyledim, sonra da çekip gittim. Herkes güzelce vakit geçirirken araya girip ortamı bozduğum için çok özür dilerim."

Başını kaldıran Terano'nun omuzları çökmüştü. Eve döndükten sonra annemle babamdan sağlam bir azar işitmiş olmasının da bunda payı büyüktü elbette.

"Yaptığın hatanın yeterince farkındasın zaten. Shimizu-san ile ben kulüp odasına dönmeden önce bile astronomi kulübündeki herkesten özür dilediğini Yuasa Sensei'den duydum."

"Şey... öyle gerçi ama..."

"Üstelik bu durumda benim de hatam vardı. Asıl sen kusura bakma Terano."

"Abiciğim..."

Terano aniden görüş alanımdan çıktı ve doğrudan karnıma sert bir darbe indi. Hasar alan noktayı toparlamaya çalışırken ne olduğunu anlamaya çalıştım. Meğer Terano hızla gelip karnıma sarılmıştı. Az kalsın geriye doğru devrilecektim.

"Çok teşekkürler abiciğim."

Başını usulca okşadım. Bir an için işlerin nereye varacağını bilememiştim ama artık endişelenecek bir durum kalmamıştı. Terano sakinleşene kadar el çekmeden saçlarını okşamayı sürdürdüm.

Birkaç dakika sonra benden ayrılıp az önceki yerine geri çekildi.

"Sakinleştin mi Terano?"

"Hı-hım... Birdenbire öyle sarıldığım için affedersin."

Normalde sergilemediği bir hareketi yaptığı için utanmış olacak ki yanakları al al olmuştu. Gerçi az önceki hamle sarılmaktan ziyade sağlam bir güreş atağı gibiydi ama neyse. Terano rahatladıysa mesele yoktu.

"Sorun değil. Söylemek istediğin kısmı anladım, peki ya sormak istediğin neydi?"

"Ona gelince..."

Terano bakışlarını kaçırdı. Dile getirmesi bu denli güç bir mevzu muydu acaba?

"Çekinmeden sorabilirsin. Ne olursa olsun dürüstçe cevap vereceğim."

"Gerçekten mi?"

"Evet."

"Sonradan vazgeçmek, yan çizmek yok ama, anlaştık mı?"

"T-Tamam."

Aklıma takılan her şeye cevap vermeye hazırdım fakat konuyu bu kadar ciddiye bindirmesi içime hafif bir tedirginlik düşürmüştü. Ne soracaktı ki?

"Benim merak ettiğim şey... Kei Abla."

"Shimizu-san hakkında mı?"

Bu noktada Shimizu-san'ın adının geçmesini hiç beklemiyordum. Sadece bir günde Terano'nun ona epey ısındığını sezmiştim gerçi ama kafasını kurcalayan ne olabilirdi?

"Evet. Sen Kei Abla hakkında ne düşünüyorsun abiciğim?"

"Ne mi düşünüyorum..."

Bu sorunun ardındaki asıl niyeti kavrayabilmiş değildim. Ancak dürüstçe yanıtlayacağıma söz verdiğim için lafı dolandırmak da istemiyordum.

"Biraz düşünmeme izin verir misin?"

"Olur."

Shimizu-san benim için ne ifade ediyordu... Aramızdaki bağı basitçe tanımlayacak olursam sınıf arkadaşım ve aynı kulüpte yer aldığım bir üye denebilirdi. Üstüne Terano'yu bulup getiren bir velinimet olduğu da eklenebilirdi. Lakin Terano'nun aradığı cevabın bu olmadığını biliyordum. Zihnimi biraz daha yoklayınca tek bir his su yüzüne çıktı.

"...Gözümü üzerinden ayıramadığım biri galiba."

"Gözünü üzerinden ayıramadığın biri mi?"

"Daha önce başkasına da bahsetmiştim. Shimizu-san çok ince düşünceli biri olmasına rağmen el çabukluğu konusunda biraz sakar, bu yüzden ister istemez dikkatimi çekiyor. Gözüm hep üzerinde kalıyor."

"...Nasıl yani?"

İzahım eksik kalmış olabilirdi. Fakat bunu nasıl toparlayacağımı da kestiremiyordum. Sonunda hislerimi olduğu gibi dökmeye karar verdim.

"Değerli biri işte. Daha doğrusu... değer vermek istediğim biri sanırım."

"Bu demek oluyor ki ondan ho..."

"Ho?"

"Y-Yok bir şey! Unut gitsin!"

"P-Peki..."

Terano ne söyleyecekti acaba? Merak etsem de üzerinde durmak istemediği belliydi, bu yüzden şimdilik üstelemedim.

"Sormaya devam edebilir miyim?"

"Tabii."

"Ortaokuldayken yakın bir kız arkadaşın vardı ya. Ona beslediğin hislerle Kei Ablama beslediğin hisler aynı mı?"

"...Farklı sanırım."

Dediği doğruydu; ortaokul yıllarında samimi olduğum bir kız sınıf arkadaşım vardı. O günlerdeki duygularımla şimdi Shimizu-san'a karşı beslediklerimi kesinlikle aynı kefeye koyamıyordum.

"Nasıl bir fark var peki?"

"Şey... Shimizu-san'ın yanındayken bazen kendi duygularımı bile çözemiyorum. Keyif aldığım aşikar ama olay sadece eğlenmekten ibaret değil... Tam izah edemiyorum ama sanırım temel fark bu."

Daha önce Toshiya ile dertleştikten sonra bu konuyu defalarca tartmıştım fakat Shimizu-san'a yönelik hislerimi tam olarak karşılayacak o kelimeleri henüz bulabilmiş değildim. Bu yüzden ortaya böylesine muğlak bir yanıt çıkmıştı. Terano bu duruma ne diyecekti acaba?

"Henüz farkında bile değilsin abiciğim..."

Terano'nun ağzından dökülen bu fısıltıya, daha önce yüzünde pek şahit olmadığım türden garip bir ifade eşlik etti.

"Terano?"

"Y-Yok bir şey! Ben artık odama geçeyim."

"Bitti mi soruların?"

"Hı-hım, merak ettiğim şeyi öğrendim nasılsa."

Ayağa kalkan Terano'nun yüzünde sahiden de tatmin olmuş bir gülümseme parıldıyordu.

"O zaman sana iyi geceler abiciğim."

"İyi geceler Terano."

Gülümseyerek odadan çıktı ve kapıyı kapattı.

'Shimizu-san'a karşı hissettiklerimi neden bir türlü doğru düzgün kelimelere dökemiyorum ki...'

Işığı söndürüp yatağa uzandım. Nedendir bilinmez, bu gece öyle kolay kolay uykuya dalamayacak gibiydim.

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.