Zamanın Şafağı

Ertesi gün Effie, kucağında bebeğiyle Zincir Kıran'ın güvertesinde göründü. Hâlâ iyileşme sürecindeydi ve aslına bakılırsa birkaç gün daha yatakta dinlense çok daha iyi olurdu... Ama zaman kimseyi beklemiyordu. Şansına, yükselmiş bir usta olduğundan sıradan bir kadına, hatta neredeyse diğer tüm usta savaşçılara kıyasla çok daha dayanıklı bir bedene sahipti. Bu yüzden her ne kadar yorgun ve bitkin görünse de dayanıklılığı korkutucu bir hızla yerine geliyordu. Belki de Sınır'a ulaştıklarında gerçekten de savaşmaya hazır olacaktı.

Zincir Kıran, Büyük Nehir'in parıldayan şeridi etrafını kıvrılan bir halka gibi sarmalamış halde dipsiz boşlukta süzülüyordu. Yedi güneş nehrin etrafında dönerek bu akılalmaz akışlar diyarını aydınlatıyordu. Sahte gökyüzünün geçit vermez karanlığında hiç yıldız yoktu ama nehrin ışığı, sessizliğe gömülmüş bu uçsuz bucaksız karanlığı aydınlatmaya yetiyordu.

Effie yeni uyanan bebeği kollayıp gülümseyerek konuştu. "Bak hele! Muazzam bir manzara, değil mi? Kuzey Çeyreği'ndeki o sıkıcı hastane odalarına hiç benzemiyor. Benim çocuğum da ancak böyle havalı bir yere doğabilirdi zaten..."

Boşluğun soğuğundan ve rüzgarın uğultusundan ürken bebek, ağzını açıp tiz bir çığlık kopardı. Çok geçmeden sesi rüzgarın uğultusunu bastırdı. Aynı esnada kutsal ağacın yaprakları, sanki bu minik insan için endişeleniyormuş gibi biraz daha yüksek sesle hışırdadı. Sunny bir süre onları izledikten sonra kafasını salladı. 'Bu velet... Kesinlikle çok sıra dışı bir hayat yaşayacak.'

Sunny'nin kendi doğumu da kış gündönümünde ve güneş tutulması sırasında gerçekleştiği için hayli garipti. Ama bir iblisin, ilahi bir titan canavarının cesedinden inşa ettiği piramidin içindeki bir kabusta doğmak? Bu kadarı her şeyi gölgede bırakırdı. Tabii Effie'nin çocuğunun herhangi bir geleceğe sahip olabilmesi için önce yedisinin bu kabusu fethetmesi gerekiyordu. İç çeker gibi soluklanan Sunny, Effie'ye yoldaşlık etmek için yanına gitti. Hedeflerine her an biraz daha yaklaşıyorlardı.

Sonraki birkaç gün oldukça sakin geçti. Herkes, siyah boşluğun kendi dehşetlerini gizliyor olabileceğinden endişelenerek tetikte bekliyordu ancak etraf gerçekten de tamamen bomboştu. Ekip üyeleri zamanlarını antrenman yaparak, meditasyonla ve bebekle ilgilenerek geçiriyordu. Sunny ise bu durumda pek bir numara göremiyordu. Bebek şimdilik un çuvalından farksızdı; tek yaptığı uyumak, ağlamak ve Effie'nin memesini emmekti. Gözlerinde zeka kırıntısı bile yoktu, hiçbir şeye tepki vermiyor ya da duygu belirtisi göstermiyordu. Kısacası bebek çirkin ve sıkıcıydı.

Ama... Oğlunun yanında olmak Effie'yi çok mutlu ediyor gibi göründüğünden Sunny bu durumu velet için bir kusur olarak görmedi. Ne de olsa herkesin bir kusuru olurdu. Ayrıca bebeğin kendisi biraz hayal kırıklığı yaratsa da diğerlerinin ona verdiği tepkileri izlemek oldukça eğlenceliydi. Kai çocuğa resmen vurulmuş gibiydi. Cassie, o soğukkanlı maskesinin ardına o kadar uzun süredir gizli kalmış olan yumuşak yüzünü göstermeye başlamıştı ki pek az insan onun bu halini hatırlıyordu. Jet de Sunny ile aynı fikirde görünüyordu ama yine de bu minik insan onu meraklandırıyordu. Belki de kendini dizginliyordu.

Nephis bile şaşkınlık, kafa karışıklığı ve hafif bir dehşet karışımı tepkiler veriyordu, özellikle de Effie bebeği zorla kucağına tutuşturduğunda. Bu çok nadir görülen ve bu yüzden paha biçilemez bir manzaraydı.

...Mordret'ın ise bebeğin yanına yaklaşmasına izin verilmiyordu ki bu durum onun da işine geliyor gibiydi. Yine de tüm bu olan biteni biraz büyülenmiş gibi izliyordu. Çocukluğunun büyük bölümünü sinsi bir hükümdarın gölgesinde geçirmiş biri için anne sevgisi herhalde çok yabancı bir kavram olmalıydı.

Ne yazık ki yeni doğan bebekle ilgilenmek için çok fazla vakitleri yoktu. Sınır savaşı yaklaşıyordu ve bu yüzden herkes bu korkunç sınav üzerine odaklanmıştı. Effie'nin doğum yapmasından yaklaşık bir hafta sonra Zincir Kıran, Büyük Nehir'e geri döndü. Bu kez uçurumların üzerinden geçmek yerine doğrudan o uçsuz bucaksız akıntının ortasına, masmavi gökyüzünün altına indiler. Gökyüzü aynıydı, yedi güneş aynıydı ve akıntılar aynıydı. Ancak zamanın şafağı olan bu bölgede, havanın kendisi bile bir şekilde farklı hissettiriyordu. Sunny'nin kendini ilk bulduğu Büyük Nehir bölgesi şimdiki zamana yani Kabus Büyüsü Çağı'na denk geliyorsa, puslu kaynağa çok yakın olan bu uzak sular da yaratılışın en eski günlerine... Altı tanrının, yarattıkları canlılar ve iblislerin yardımıyla yeni doğan dünyada uçurum yaratıklarına karşı savaştığı Tanrılar Çağı'na denk geliyordu.

Böylesine efsanevi zamanların yakınında bulunmaktan bile huşu duymamak elde değildi. Aynı zamanda üzerlerinde ağır bir baskı hissetmemek de imkansızdı. Sadece Sınır yakın olduğu için değil, Büyük Nehir'in bu bölgesi özellikle tekinsiz olduğu için de bu böyleydi. Ariel'in Mezarı'nda burasından daha tehlikeli olan tek bir yer vardı: Nehrin çok daha yukarısında bulunan, dünyanın sonunu getiren kıyamet savaşına denk gelen ve zaman fırtınalarının kaynağı olan yer. Tanrılar ve iblisler arasındaki savaşlar o kadar şiddetli ve dehşet verici geçmişti ki Büyük Nehir bunların yankılarıyla sonsuza dek bükülmüştü. Fakat tanrılar ile boşluğun mühürlenmesinden kaçan uçurum yaratıkları arasındaki savaşlar da herhalde en az o kadar korkunç geçmiş olmalıydı.

Bu yüzden kaynağa yakın sularda yolculuk eden her gezgin son derece dikkatli olmak zorundaydı. Üstelik yozlaşmış canavarlarla karşılaşma riski de her an mevcuttu. İniş yaptıktan kısa süre sonra ekip üyeleri Zincir Kıran'ın burnunda toplanıp uzak ufka baktılar. Yüzleri ciddiyetle gerilmişti. Sınır'a yakın bir yere inmeyi garantilemişlerdi ama henüz yaklaşmaya cesaret edemiyorlardı. Kimse yozlaşmış şehrin ne durumda olduğunu, içinde kaç canavar barındığını ve Istırap'ın olası işgalciler için ne gibi planlar hazırladığını bilmiyordu. Bu nedenle temkinli ilerlemek ve asıl saldırı planını yapmadan önce yapabildikleri kadar bilgi toplamak zorundaydılar.

Nephis bir süre sessiz kaldıktan sonra sakin bir ses tonuyla konuştu:

"İşte geldik."

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.

OKUMA YOLCULUĞUN

Bir süredir bizimlesin.

Okuma ilerlemeni kaybetmemek, kütüphaneni oluşturmak ve farklı cihazlarda kaldığın yerden devam etmek için ücretsiz hesabını oluştur.

Hesap oluştur

Okumaya devam etmek için hesap zorunlu değildir.