Uzak Göğün Vaadi

Rain, kelimeleri dilinin üzerinde yavaşça döndürdü.

Uzak Göğün Vaadi…

Diğer çoğu Gerçek İsim kadar yırtıcı ya da korkutucu olmasa da güzelliğiyle büyüleyen bir isimdi bu.

Kulağa yabancı geliyordu fakat garip bir şekilde huzur vericiydi. Sanki ruhunda eksik olduğunu bile bilmediği bir yapboz parçası sonunda yerine oturmuş, böylece ruhunu daha… tam kılmış gibiydi.

'Ne tuhaf bir his.'

Sunny onun yüzündeki ifadeyi meraklı gözlerle süzdü.

"Gerçek İsmini düşünüyorsun, değil mi?"

Rain başını salladı.

"Evet. Hoşuma gitti… yani sanırım. Çok güzel."

Yine de beklediği şey kesinlikle bu değildi. Böylesine zarif bir isim ona… onun hayatına pek uymuyordu. Ne de olsa yaşadıkları pek de güzel şeyler sayılmazdı. Hatta son zamanlarda Tanrı Mezarı'nda yaptığı tek şey çamurların içinde sürünmek, Kâbus Yaratıklarını katletmek ve tarrife sığmaz dehşetlere tanıklık etmekten ibaretti.

Ağabeyi hafifçe kıkırdadı.

"Gerçekten de öyle."

Bir an sessiz kaldıktan sonra daha ciddi bir tonla ekledi:

"İsimlerin gücü vardır Rain. Sözün özü, tam anlamıyla bir güçtür bu. Şekillendirme sanatını öğrenirken bunu anlayacaksın ama bunun ötesinde daha gizemli bir güç de barındırırlar. Gerçek İsim, kişinin özünün demiridir; kendini tanımak ise Yükseliş Yolu'nda atılan ilk adımdır."

Gülümsedi Rain.

"Peki ya bir sonraki adım?"

Sunny bu soru karşısında şaşırmış gibiydi. Cevap vermeden önce bir süre sessizliğini korudu.

"Bir sonraki adım… kendi varlığını dünyaya kabul ettirmektir. Ama şimdilik bunu dert etmene gerek yok."

Derin bir iç çekti.

"En azından şimdilik Gerçek İsmini kimseye söyleme. Başkaları rahatça paylaşabilir ama dikkat ettiysen bunu gizleyenler de var… Seishan gibi mesela. Ya da Hükümdarlar. Çünkü onlar diğerlerinden daha fazlasını biliyor. İsimlerinin bilinmesinin büyük bir lutuf olabileceğini ama aynı zamanda bir lanete de dönüşebileceğini gayet iyi anlıyorlar."

Rain ağabeyinin sözlerini zihninde tarttı.

Bir bakıma mantıklıydı. İsimler Sihri diye bir şeyin varlığından ve isimlerin güç taşıdığından zaten haberdardı. O hâlde güçlü bir Şekillendirici, bir başkasının Gerçek İsmini kullanarak onu çaresiz bırakamaz ya da onun üzerinde hakimiyet kuramaz mıydı?

Şekillendirme hakkında kesin bir kanıya varacak kadar bilgi sahibi değildi henüz; ama zaten Gerçek İsmini kimseyle paylaşmaya niyeti de yoktu. Ne de olsa Uyanış süreci ve bizzat varlığı fazlasıyla sıra dışıydı; gereksiz dikkatleri üzerine çekmesine hiç gerek yoktu.

Sunny bir süre ona sessizce baktıktan sonra kasvetli bir ses tonuyla ekledi:

"Önüne gelene Kusur'unun ne olduğunu da anlatıp durma. Tamar'a söylemek zorunda kaldın, anlıyorum… ama biraz basiretli ol, kendini tutmayı öğren, olur mu? O Kusur yüzünden ne kadar savunmasız olduğunu biliyorsun."

Rain sırıttı.

"Zaten başka kimseye söylemeye niyetim yoktu. Yani… şimdilik. Belki ileride Ray ve Fleur'a söylerim…"

Sunny huzursuz bir ifadeyle elini geçiştirircesine salladı.

"Aman, ne yaparsan yap… Hadi, kalan rünleri oku."

Rain hâlâ Gerçek İsminin tınısını zihninde yankılatıyordu ama bu güzel bilekliğin ona başka neler gösterebileceğini de deli gibi merak ediyordu.

Tekrar rünlere döndü.

İsim: Rain.

Gerçek İsim: Uzak Göğün Vaadi.

Rütbe: Uyanmış.

Ruh Çekirdeği: [564/1000], [237/5000].

Rain son rün dizisine kafası karışmış bir halde bakakaldı.

İlk sayacın ne anlama geldiğini biliyordu; bu açıkça ruh çekirdeğinin doluluk oranıydı. Aylardır Tanrı Mezarı'ndaydı ve sayısız savaşa katılmıştı. Katkıları da hiç azımsanacak gibi değildi, yani bolca ruh parçacığı kazanmıştı.

Zihninde bir çetele tutmuştu elbette ve çıkan sonuç rünlerin gösterdiğiyle neredeyse birebir aynıydı. Saymasa bile Uyanış'tan bu yana ne kadar güçlendiğini hissedebiliyordu.

Peki ama bu ikinci sayı da neyin nesiydi?

Beş binde iki yüz otuz yedi… Bu ne anlama geliyordu ki?

Gözlerinde sessiz ama son derece bariz bir soru işaretiyle Sunny'ye baktı.

Ağabeyi kıkırdadı.

"Ha… o mu? Senin ruh çekirdeğin biraz özel anlayacağın."

Bir an duraksadı, ardından düşünceli bir tavırla konuşmasını sürdürdü:

"Eşsiz ruh yapısına sahip bazı Uyanmışlar vardır. Mesela, ruh çekirdeği çoğu Uyanmışın tabi olduğu sınırlarla kısıtlanmadan sürekli büyüyebilen bir kadın tanıyorum. Kâbus Yaratıkları gibi birden fazla ruh çekirdeği oluşturabilen insanlar da biliyorum. Ama sen başkasın."

Ağabeyi ensesini kaşıdı.

"Bunu açıklamak zor, çünkü ben de henüz tam olarak anlayabilmiş değilim. Sadece ruhunun dünyanın özüyle derin bir bağ kurduğunu söyleyelim. Bu yüzden bir tür… ruh özüne erişimin var. Bu ruh özü ruh çekirdeğini doğrudan doldurmuyor, dolayısıyla bedenini daha güçlü kılmıyor. Ama yine de senin kontrolün altında."

Rain durumun farkına varırken gözleri hayretle açıldı.

"Bekle… Ruh Denizim bu yüzden mi öyle görünüyor?"

Ruh Denizi kitaplarda anlatılanlara hiç benzemiyordu. Yüzeyi tıpkı sonsuz bir deniz gibiydi ve suyun üstünde yükselen, etrafında Hafızalarını temsil eden küçük ışıkların döndüğü güzel bir güneş —yani ruh çekirdeği— duruyordu.

En azından eskiden böyleydi.

Ancak zamanla bir şeyler değişmiş, o parıl parıl yanan güneş, amaçsızca sürüklenen bulutlarla çevrelenip kısmen gölgelenmişti. Şimdilik sadece birkaç taneydiler ama sayılarının giderek arttığını fark etmişti.

Ruh Denizi, berrak suyun yüzeyini okşayan serin rüzgârlarla birlikte şimdiden gri ve fırtınalı bir havaya bürünmüştü.

Sunny başını salladı.

"Öyle. O bulutlar, biriktirmeyi başardığın ruh özünün somutlaşmış hali. Daha fazlasını tam olarak nasıl emebileceğinden emin değilim, bunu kendin keşfetmek zorundasın. Dünya ile olan bağını derinleştirmenin bir yolunu aramak doğru bir adım olur sanırım."

Manidar bir şekilde gülümsedi.

"Söylememe gerek yok herhalde, mümkün olduğunca çok ruh özü biriktirmek senin için son derece faydalı olacaktır…"

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.

OKUMA YOLCULUĞUN

Bir süredir bizimlesin.

Okuma ilerlemeni kaybetmemek, kütüphaneni oluşturmak ve farklı cihazlarda kaldığın yerden devam etmek için ücretsiz hesabını oluştur.

Hesap oluştur

Okumaya devam etmek için hesap zorunlu değildir.