Bir süre önce, Valor Grubu’nun CEO’su Mordret, iki dedektif ayrıldıktan sonra ofisinde tek başına kalmıştı... Daha doğrusu, kalabalık mahiyetiyle baş başaydı. Onun statüsündeki bir adam asla tam anlamıyla yalnız kalmazdı; bu durumdan şikayetçi de değildi.
Mordret bir süre koltuğunda öylece oturdu, parmağını kolçağın üzerinde dalgın dalgın gezdirdi.
Özel kalemi önünde derin bir saygıyla eğildi.
“Çok özür dilerim efendim. Bir daha asla böyle bir şey yaşanmayacak.”
Güvenlik müdürü de aynı şekilde eğilerek söze girdi.
“Sorumlularla derhal iletişime geçeceğim. Bu hadsizler yarına kadar Emniyet Teşkilatı’ndan kapı dışarı edilecek... Sizi rahatsız etmelerine benim ihmalim sebep olduğu için, her türlü cezayı şükranla kabul etmeye hazırım.”
Mordret, gözlerini uzaklara dikmiş halde bir süre sessiz kaldı, ardından şaşkınlıkla onlara baktı.
“Ne? Hayır, sakın bir şey yapmayın. Neden bu yiğit dedektiflerden kurtulmak isteyelim ki? Doğrusunu isterseniz... Onları oldukça takdire şayan buldum.”
Sunless denilen adam, Şeytan Dedektif olarak biliniyordu. Mirage Emniyeti’nin asıydı ve bir nevi gizli kahramandı. Nadir bulunan türden; hem işinin ehli hem de rüşvete tenezzül etmeyen bir memurdu; her ne kadar bu dürüstlüğü ruhunda ağır yaralar açmış gibi görünse de. Mordret, adamın kusursuz sicilinden de tuhaf kişiliğinden de fazlasıyla haberdardı.
Kadın ise...
Gençlik yıllarını hatırlayan Mordret, yüzünde şefkatli bir gülümsemeyle gülümsedi.
Günün birinde yıldız sporcu Athena ile tanışacağı kimin aklına gelirdi? Üstelik şimdi dedektif olmuştu! Genç bir adamken onun büyük bir hayranıydı... Hatta ona karşı içten içe küçük bir ilgi bile beslemiş olabilirdi ki bu durum, Morgan’ın kendisiyle haddinden fazla dalga geçmesine sebep olmuştu.
Kız kardeşini düşününce gülümsemesi biraz soldu.
Mordret içini çekti.
“Bilirsiniz, biraz yalnız bir çocukluk geçirdim. Ama büyükbabamın tavan arasında bir yığın eski dedektif romanı vardı... Muhtemelen onları okumak için çok küçüktüm ama beni kim durdurabilirdi ki? O kitaplar bana yoldaşlık etti; hem de ne heyecan verici bir yoldaşlık! O günlerden beri dedektiflere karşı hep bir zaafım olmuştur.”
Başını iki yana sallayarak asistanına baktı.
“Her neyse, onları rahat bırakın. Programımda ne var? Bu beklenmedik gecikme yüzünden yönetim kurulu toplantısı kaymıştır herhalde.”
O ana dek eğilerek bekleyen asistan nihayet doğruldu.
“Kurul bekliyor efendim, olması gerektiği gibi. Yönetim kurulu başkanının ne kadar sabırsız olduğunu biliyorsunuz ama şikayet etmeye cesaret edemiyor. Bugünkü toplantı gündemindeki maddeler şunlar: Önümüzdeki çeyrek için Ar-Ge faaliyetlerine ayrılacak bütçe, öngörülen sel felaketi sonrası onarım ve restorasyon çalışmalarıyla ilgili devlet sözleşmelerinin ön görüşmesi, hayır işlerimize yönelik finansman artırımı konuları...”
Mordret sessizce dinledi, sonra başıyla onayladı.
“Sıradan meseleler demek... Bir dakika. Öngörülen sel hasarı sonrası onarım çalışmaları mı?”
Asistan kafa salladı.
“Evet efendim.”
Mordret ona kafası karışmış bir ifadeyle baktı.
“Peki ya önleyici tedbirler? Gündemde neden buna dair hiçbir şey yok?”
Asistan huzursuzca kıpırdandı, sonra donuk bir sesle cevap verdi:
“Şey... Çünkü önleyici tedbirlerde kazanılacak para yok denecek kadar az efendim. Doğal olarak.”
Mordret bir an için gözlerini kapattı.
“Doğal olarak, demek?”
Yerinden kalkarken asistanına kasvetli bir bakış atıp kapıya yöneldi.
“Görünen o ki, bugünkü gündemde bazı değişiklikler yapmam gerekecek.”
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.