Karanlığın Özü

—Karanlık, kapkara, uzak, derin, uzun, ağır, acı bir karanlık.

***

Ezici, boğucu bir kasvet, sanki bu dünyadaki tüm kötülüklerin zirvesi gibiydi; tüm bedenini sarmış, onu bırakmak istemiyordu. Yüzü, gövdesi, uzuvları… Derisinin her zerresi mürekkep karasıyla lekelenmişti. Kanına sızdığını hissediyordu, sanki korkunç bir susuzluğu gidermek istercesine. Çok geçmeden, bedeninin nerede bitip karanlığın nerede başladığını ayırt edemez olmuştu.

Belirsizleşen sadece dış görünüşü değildi.

***

Kafa karışıklığı daha derine iniyor, gerçek doğasına dokunuyordu. Belki de ruhuna bile.

Kendi özünü yitirip bunca zamandır amaçsızca dolaştıktan sonra, nihayet küçük bir parçasını parmak uçlarında hissediyordu. Hissettiği buydu. Bu parça belirsizdi ve içinde yükselen huzursuzluk ile nefret, onu kendine yaklaştırmaktan alıkoyuyordu.

***

Aradığı kendisi bu muydu?

Tamamen farklı bir benliğin başlangıcı bu mu olacaktı?

Tuhaf bir düşünceydi ama imkânsız değildi. Zaten aynı derecede şoke edici ve hayal edilemez şeyler yaşamıştı. Gerçekte ne olduğunu kabullenmekle ve önüne çıkan sınavları kabul etmekle ne kadar zaman kaybetmişti ki? Tüm bunların ötesinde yatanı aktif olarak aramaya başlaması ne kadar sürmüştü?

Bu soruların cevapları, derin bir huzursuzluk içinde olmasının nedeniydi.

Doğru seçim bu muydu? Doğru yer burası mıydı?

Olmak istediği kişi bu muydu? Güvenilen, affedilen ve kabul edilen kişi mi?

—Seni seviyorum.

Yol gösteren o ses solarken, tarif edilemez endişeleri eriyip gitti.

Beyaz, parlak, yüce, soylu, güzel, tatlı bir ışığa doğru…

O ruh, Subaru Natsuki…


Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.