Kardan Bir Yalan

Karın içinde yürürken ne kadar da küçücük görünüyordu.

Ayakları kara takıldı, ileri doğru sendeledi ve yüzüstü yere kapaklandı. Sakar bir hali vardı; yüzünde karı ilk kez görüyormuş gibi bir ifade... Gerçekten de öyleydi. Karı ilk kez görüyordu.

Herkesi titretmeye yetecek kadar güzel, dokunulduğunda dağılacak kadar kırılgan ve gözyaşları getirecek kadar soğuktu.

***

Emilia, rüyasındaki bu sahnenin geçmiş anılarından bir parça olduğunu anladı.

Puck, paktları bittiği anlık anılarının üzerindeki perdenin kalkacağını söylemişti. Gerçekten de, sadece az bir kaç saat sonra Emilia'yı yalnızca acı değil, aynı zamanda ona yabancı sayısız sahne de ziyaret etmişti.

Nemli, yemyeşil bir orman vardı; gülümseyen insanlar, Emilia'nınki gibi gümüş saçlı kızlar, ona yabancı erkeklerle neşeli sohbetler ediyorlardı. Memleketi beyaza boyanmıştı – bunlar rüyasındaki anlardı.

"Emilia!"

Rüyanın içinde, karın ortasında, kalbini tırmalayan geçmişin arasında, genç Emilia adının çağrıldığını duydu.

Gümüş saçlı, menekşe gözlü bir kadın adeta havada süzülerek koşarak yanına geldi. Emilia'nınkilerle aynı olan bu özelliklerin yanı sıra, kısa saçları ve badem gözleri vardı. Bu manzara, kalbinin güçlü, duyulur bir gıcırtıyla kasılmasına neden oldu.

"Üzgünüm, Emilia. Çok üzgünüm. Sana hiçbir önemli şeyi öğretmedim. Her şeyi senden sakladım... Sadece prensesimizin mutlu olmasını istedim... Lütfen bizi affet... Beni affet..."

Kadın, genç Emilia'yı sıkıca kucakladı, ona içten bir sesle yalvarıyordu.

"Seni seviyorum. Seni korumak istedim. Kimse senden nefret etmesin diye masum yalanlar söyledim."

Umutsuzca yalvardı ama geçmişteki genç Emilia başını iki yana salladı. Umutsuz yakarışı reddetti.

Kadın onu seviyor ve korumak istiyordu. Ancak nefreti önlemek için yalanlar söylemişti.

Emilia yalanlardan nefret ediyordu. Yalanlardan tiksiniyordu. Yalanlar kederden başka bir şey getirmezdi. Yalanlar Emilia'yı yalnız bırakırdı. Yalanlar her şeyi mahvederdi. İşte bu yüzden yalanlardan nefret ediyordu.

"—Emilia. Seni gerçekten seviyorum."

Bu da bir yalandı. Hepsi bir yalandı. Yalan. Yalan. Bir yalandı. —Bir yalandı.

Her şeyin bir yalan olduğuna inanmak istemiyordu oysa...

***

"Mommy Fortuna, yalancı."

Gözlerini açarak, anılarında yer etmiş o güzel kadına bu sözleri söyledi.

"Puck, yalancı."

Sol eliyle çatlak kristale dokunarak, Emilia ile yaptığı pakttan vazgeçen ruha bu sözleri söyledi.

Ve sonra—

"—Subaru, yalancı."

Boş sağ eline bakarak, uyumadan önce ona söz veren çocuğa seslendi.

Orada olmayan çocuğa konuştu.

"...Yalancı."

***

Pencerenin dışında, yarım hilal çizen bir ay vardı. —Hâlâ gökyüzündeydi, vaat edilen sabah henüz çok uzaktayken.


Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.