Sonsöz

İnsanoğlu, en nihayetinde bakış açısı feci şekilde dar bir yaratık. Bu yüzden hayatımızda karşımıza çıkan her sorunu illa ki çözmek istiyoruz. Ancak durup bir düşündüğünüzde, bir ömür boyu karşınıza çıkan her problemin mutlaka çözülmesi gerekip gerekmediği sorusuyla yüzleşince, durumun hiç de öyle olmadığını görmek sizi şaşırtabilir. Tabii ki bir sorunu çözmek, onu çözümsüz bırakmaktan iyidir ama dünyaya şöyle geniş bir açıdan baktığınızda, öylece ortada bırakılmış pek çok mesele olduğunu fark edersiniz. Bu meseleler yeni dertler doğurup duran birer problem olsalar bile, etraftaki insanlar onları getirdikleri tüm zararlarla birlikte çoktan kabullenmiş olabilirler. Hatta bazen bir sorunu çözmek, her zaman olmasa da, daha büyük bir kaosa ve kafa karışıklığına yol açar. İnsanların, evrim olsa dahi değişimi sevmemesi ve ne kadar istikrarsız olursa olsun dengeyi tercih etmesi bir gerçek; fakat her şeyden önce çevre dediğimiz şey, problemleri zaten problem olarak kabullenmiş bir yapıdır diye düşünüyorum. Dürüst olmak gerekirse, sanki insanlar en çok bir sorunla yüzleşip onun için acı çekerken, kıvranırken ve stres biriktirirken yaşadıklarını hissediyorlar. Hayat, uzun zamandır kurulan bir hayalin gerçekleşmesi ya da bir aşkın meyvesini vermesi değil de, aslında bu problemlerin kendisi olabilir mi? Eğer öyleyse, insanların hayallerini gerçekleştirmek için çabalamadığını, sadece çabalayabilmek için hayal kurduklarını söyleyebiliriz. Tanrım, bu nasıl bir kabus senaryosudur böyle?


Elinizdeki bu cilt, Nekomonogatari (Kara), Monogatari serisinin yedinci halkası. Mephisto dergisinde yayımlanan ilk hikaye Hitagi Yengeç’ten beri burnumuza hafif, sıradan ama bir o kadar da belirgin kokuları çalınan Tsubasa Hanekawa’nın Altın Hafta hikayesini anlatıyor. Aslında bu, sonsuza dek mühürlü kalması gereken türden bir sır niteliğindeydi ancak benim dışımda gelişen çeşitli koşullar bir araya gelince artık gün yüzüne çıkmış oldu. Çok teşekkür ederim. Bir seri bu kadar çok cilde ulaştığında, kurgu ister istemez ölümcül çelişkilerle dolmaya meyillidir; eğer herhangi bir sorunla karşılaşırsanız, okuma tutkunuzla bunları görmezden gelip aşabilirseniz minnettar kalırım. Çünkü anomaliler, nesilden nesile aktarılırken tam da bu şekilde dönüşüme uğrar (deyip havalı görünmeye çalışayım bari). Her neyse, Nekomonogatari (Kara), tamamen kendimi eğlendirmek için yüzde yüz kedi dozunda yazdığım bir roman oldu. Nekomonogatari (Ak) zaten yakında çıkacak, umarım onu da elinize alırsınız. Onu çelişkilerden yüzde yüz arındırmak için elimden gelen her şeyi yapıyorum, anlaştık mı? Miyavv!


İllüstratör VOFAN, kapak ve iç çizimler üzerinde çalıştı. Bu kitabı derleyip yazdığım sırada yayınlanan Bakemonogatari anime versiyonu üzerimde inanılmaz, motive edici bir etki bıraktı. Daha fazla minnettar olamazdım. Bu görselliğe layık bir orijinal eser yazmaya devam etme isteğiyle doluyorum.


Yakında tekrar görüşmek üzere.


Nisioisin


Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.