Anlıyorum, diye mırıldandı Megumin. Ancak Darkness onu duymamış gibi anlatmaya devam etti.
Bilek güreşinde onu yendim diye hırslanan Sedol vardı mesela. Zırhımın altında aşırı kaslı olduğuma dair saçma sapan dedikodular yaymıştı. Sıcak günlerde benimle dalga geçen Haines vardı bir de. Hey, Darkness, şu devasa kılıcınla beni biraz serinletsene! Korkma, beni ıskalayacağından adım gibi eminim, zaten vuramazsın ki diye sataşırdı. Bir de sadece bir günlüğüne partisine katıldım diye neden kendimi canavar sürüsünün içine attığımı sorgulayıp duran Garil vardı. Dullahan hepsini öldürdü. Şimdi düşününce, aslında bir baltaya sap olamamış herifin tekiydiler. Ama ben, yine de onlardan nefret edemiyorum işte.
Şey, a-anlıyorum, dedi Megumin. B-bence gerisini lonca binasında konuşalım. Hadi, dönelim mi artık? Darkness, arkadaşının konuyu alelacele değiştirme çabasını fark etmemişti bile. Gözleri hâlâ kapalı, yumuşak bir sesle mırıldandı.
Onları yeniden görmeyi o kadar çok isterdim ki. Keşke oturup birlikte son bir kadeh bir şey içebilseydik.
V-vay canına.
Hemen arkalarından şaşkın sesler yükseldi. Darkness irkilerek gözlerini açtı. Arkalarında, mahcup bir tavırla dikilen üç adam duruyordu.
Beldia'nın kılıçtan geçirdiği o üç kişi.
Sonunda içlerinden biri suçlulukla konuştu.
Ş-şey, ben, çok özür dilerim. Her şey için. Biz senin bizim hakkımızda böyle hissettiğini bilmiyorduk.
Evet, ben de özür dilerim. Alt tarafı bir bilek güreşi yüzünden arkandan öyle dedikodular yaymamalıydım. Hadi yine iyisin, sonraki içkiler benden.
Ben de hiçbir şeyi ıskalamadan vuramıyorsun diye bu kadar içerlediğini bilmiyordum. Ben de özür dilerim.
Darkness hâlâ diz çökmüş, ellerini dua eder gibi birleştirmişti. Ancak adamlar ardı ardına özür diledikçe yanakları alev alev yanmaya başladı.
Tam o sırada Aqua ortaya çıkıp her şeyi berbat etti.
Nasıl ama Darkness? Benim gibi güçlü biri için ölüm bile çocuk oyuncağı! Sevinmedin mi? Şimdi gidip arkadaşlarınla kana kana içebilirsin!
Yaptığı şeyin ne kadar pot kırmak olduğunun zerre farkında değildi.
Öte yandan, adamların tüm o söylediklerini duyduğunu fark eden Darkness, olduğu yere çöküp kıpkırmızı kesilen yüzünü elleriyle kapattı ve hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı.
Hadi ama, dedim olabildiğince neşeli bir ses tonuyla. Harika bir haber bu, değil mi? Gidip kutlasanıza!
Darkness, yüzünü gizlediği ellerinin arasından inledi.
Lütfen öldürün beni.
Hadi ama, dedim dalga geçerek. Sen böyle rezil olmaya, aşağılanmaya bayılırsın! Keyfini çıkarsana işte, ben bunu günlerce dilime dolarım!
Omuzları sarsılarak ağlarken acı içinde haykırdı.
Benim istediğim aşağılanma tarzı bu değiiil!
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.