Beklenmedik Bir Karşılaşma

Kendi kendime neredeyse gülecektim.

Olamaz, ben... Tek başıma eve dönmeyi yalnızlık verici buluyorum demek.

Böyle duyguların ortaokul civarında ölüp gittiğini sanıyordum.

Yalnız olmak benim için bir işkence değildi, aksine çevremdekilerin 'Böyle diyorsun ama aslında yalnızsın değil mi?' diye damga vurması daha çok canımı yakardı. Ama şimdi... Gelip de böyle düpedüz, sıradan bir yalnızlık hissetmek...

İç çeker

Kendi kendime bu kadar mızmızlandığım için kendimden nefret ediyorum.

Acaba ben, Shiramori-senpai tarafından ne kadar çok değiştirildim?

— Aaa, sen! Sen! Bir dakika bekle bakayım, sen!

Kendi kendime o melankolik havaya girmişken, tüm atmosferi yerle bir eden bir haykırış kulaklarıma saplandı.

Refleks olarak arkama döndüğümde, kızın koşa koşa bana doğru geldiğini gördüm.

— Haah... Sonunda buldum be.

Bana bakarak hafifçe nefeslenen bu kız, gal tarzı görünümüyle tam bir afet...

'Esmer Gal', Ukyo An'dı.

— Of ya, uğraştırdın beni. Kulüp faaliyeti devam ediyordur diye odaya kadar gittim ama kimseler yoktu.

............

Ben mi?

Benimle mi konuşuyordu?

Hımm. Bu kesin şu durumlardan biri. Kendiyle konuşulduğunu sanıp cevap veren ama aslında arkasındaki kişiye seslenildiğini fark edip rezil olan o klasik senaryo. Bunu düşünüp arkamı ve çevremi kontrol ettim ama benden başka tek bir ruh bile yoktu.

Görünüşe göre cidden benimle konuşuyordu.

— Şey... Afedersiniz, benimle mi konuşuyorsunuz?

— Ha? Senden başka kim var burada?

— Hayır, yani...

Öyleydi tabii ama durumu zerre kavrayamıyordum.

Shiramori-senpai dışındaki herhangi bir kızın benimle konuşması bile benim için fazlasıyla olağan dışı bir olayken, karşımdaki kişinin okul hiyerarşisinin tepesinde hüküm süren o dört büyük güzelden biri olması olacak iş değildi.

— Sen, Kasumi'nin kulübündeki kouhai değil misin? Onun dışında sadece tek bir üye olduğunu biliyorum.

— Sayılır...

— O zaman sensin, yanlışım yok.

Ukyo-senpai kendinden emin bir tonda kestirip attı.

Bense daha şimdiden can barımın kırmızıya düştüğünü hissediyordum.

Vay canına... Hiç hoş değil.

Bu baskın tavır beni korkutuyor.

'Büyük sınıftan', 'Kız' ve 'Popüler' gibi en çekindiğim üç özelliği de kendinde toplamış biri olduğu için, sadece karşısında durmak bile bende korkuya yakın bir stres yaratıyordu.

...Bir an için aklıma geldi de, Shiramori-senpai de bu üç özelliğin hepsine tam anlamıyla sahipti.

Neyse, o kadın istisnaydı.

— Shiramori-senpai ile ilgili bir şey mi var? Bugün erken çıktı.

Bu kişinin benimle konuşmasının tek sebebi Shiramori-senpai ile ilgili bir şey olabilirdi. Ben öyle düşünmüştüm ama...

— Yok, hayır.

Ukyo-senpai başını iki yana salladı ve çenesiyle hafifçe işaret ederek konuştu:

— Kasumi için değil, senin için geldim.

— Ha...?

Şaşkınlıktan donup kalmışken devam etti.

— Burası pek müsait değil, gel şöyle ikimizin baş başa kalabileceği bir yere gidelim.

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.