Souma'nın planladığı yaz festivalinin gecesi...
"Ne düşünüyorsun, Yuriga?"
"Evet, iyi durdu." Yuriga, aynadaki yansımasına bakarak utangaçça gülümsedi.
Üzerinde, Souma'nın Tomoe için diktiği yukatalardan biri vardı. Tomoe, yaz festivaline katılabilsin diye bunlardan birini Yuriga'ya vermişti. Yuriga'nın kanatları olduğu için Souma, yukatanın arkasına kanatlarının geçeceği delikler açmıştı.
"Çok şirin görünüyorsun, Yuriga. Sana çok yakışmış."
"Ş-Şey, fena değil. Hakkını yemeyeyim şimdi."
Yuriga iltifata pek aldırmıyor gibiydi. Kanatları telaşla çırpınıyor, aslında sandığından çok daha mutlu olduğunu ele veriyordu. Tomoe, Yuriga'nın bu hallerine kıkırdadı.
"Saçların lacivert olduğu için, rahat bir hava veren bir yukata sana çok yakışıyor."
"Hıh. Seninki de tuhaf bir şekilde iyi durmuş. O tilki kulakları ve tilki kuyruğunun bir yukata ile bu kadar iyi gitmesi garip."
"Mırh. Onlar kurt kulakları ve kurt kuyruğu," diye itiraz etti Tomoe, bir yandan da kulaklarını bastırarak.
"Ama öyle bakınca, Kaede ve Kishun gibi mistik tilkilerin de Dokuz Başlı Ejderha Adası kıyafetleriyle iyi göründüğünü düşünmüyor musun? Bu yukatalar da bir nevi onlara benziyor."
"Şimdi sen söyleyince... O tür kıyafetler muhtemelen köpek, kurt ve tilki insanlara yakışıyor. Kedi insanlara gelince... Yakışmıyor demeyeceğim ama daha çok ürkütücü bir hava veriyor."
Bu muhtemelen inugami ve İnari tanrısının bakeneko ile karşılaştırılmasından kaynaklanıyordu. Ama bunlar Souma'nın eski dünyasından kalma ön yargılardı, bu yüzden bu ikisi, bu bilgiden yoksun oldukları için neden böyle hissetmeleri gerektiğini anlamıyorlardı.
"Neyse, sorun çözüldü, bu yüzden şimdi yaz festivalinin tadını korkusuzca çıkarabilirim." Dedikten sonra Yuriga, yukatasının kollarını tutarak küçük bir tur attı.
Kıyafetini gerçekten çok sevmiş olmalıydı.
"Ah ha ha, elbette yapabilirsin, Yuri—ah!" Tomoe gülümseyerek izliyordu ama bir şey fark edince gözleri fal taşı gibi açıldı.
"Yuriga!"
"Oha! N-Ne? Neden birdenbire bağırdın?"
"S-S-Senin... kül... külotun..."
"Külotun...?"
"Külotun görünüyor. Popon görünüyor."
"Ne dedin?!"
Yuriga aceleyle aynada arkasına baktı. İç çamaşırı, yukatanın arkasındaki bir delikten dışarı sarkıyordu.
"Ah, doğru. Orada bir kuyruk deliği vardı," dedi Tomoe, durumu anlayınca ellerini çırparak.
Çünkü bu başlangıçta Tomoe'nin yukatasıydı, Souma Yuriga'nın kanatları için yeni delikler açmıştı ama Tomoe'nin kuyruğu için olanı kapatmayı unutmuştu.
"Şimdi her şey mantıklı geliyor."
Yuriga kıpkırmızı kesilmiş bir yüzle Tomoe'ye döndü. "Mantıklı gelmesi umurumda değil! Bunu düzeltmek için ne yapacağız?!"
"Büyük Ağabey ile konuşalım. Tamam mı?"
Tomoe gözü korkmuştu ama bir şekilde Yuriga'yı yatıştırmayı başardı.
◇ ◇ ◇
"Peh, kusura bakmayın. Kuyruk deliğini tamamen unutmuşum," dedi Souma, Tomoe ve Yuriga ondan yardım isteyince.
Günlük işlerini yeni bitirmişti. İkisini de, aynı zamanda Küçük Musashibo bebeklerini de yaptığı çalışma odasına götürdü. Belli ki Yuriga külotu açıkta dolaşamazdı, bu yüzden yukatasını çıkarmış, ellerinde taşıyordu.
Odaya girdiklerinde Souma, oradaki ayakla çalışan dikiş makinesinin önüne oturdu.
"Pekala, şu yukatayı biraz ödünç alayım."
"Buyurun." Yuriga yukatayı Souma'ya uzattı.
"Sanırım şimdilik aynı renkte başka bir kumaş parçası koyabilirim oraya, sonra da gelip düzgünce tamir ederim. Sonuçta pek vaktimiz yok. Festivallere geç kalmak istemem," diye mırıldandı kendi kendine, dikiş makinesini ustaca kullanırken.
Yuriga, bir şeyler içine sinmemiş gibi kolları bağlı bir şekilde izliyordu.
"Bir iyilik istedikten sonra bunu söylemek bana düşmez biliyorum ama bunu kendinizin yapması gerçekten gerekli miydi? Eminim bunu halledebilecek hizmetkarlarınız vardır."
"Aman be, Yuriga," dedi Tomoe, biraz bozulmuş gibi bir sesle, ama Souma hiç rahatsız olmamış görünüyordu.
"Ha? Şey, o kadar da sorun değil... İşte oldu." Dikişi bitmiş gibi görünen Souma, yukatanın arka kısmını sererek inceledi.
"Büyükannem hep böyle dikiş dikerdi ve dedemle ben ona teşekkür ettiğimizde kocaman gülümserdi. Şimdi, yaptığın işin ailen tarafından beğenilmesinin sevinci'ni anlayabiliyorum gibi hissediyorum."
"Souma Bey..."
"Al bakalım. Hazır." Souma, yukatayı Yuriga'ya uzattı. Ardından her iki kızın da başına birer elini koydu. "Şimdi, çıkın dışarı ve festivalin tadını çıkarın."
"Tamam, Büyük Ağabey!"
"Tamam."
Tomoe enerjik bir şekilde cevap verirken, Yuriga ise yukataya bakarak karşılık verdi. Sonra, onu sıkıca tutarak kararlılığını bulmuş gibi göründü ve başını kaldırdı.
"Şey, Souma Bey."
"Hım?"
"Yukatayı için teşekkür ederim."
Bunu söylediğinde Souma'nın yüzünde kocaman bir gülümse belirdi.
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.