Işıkları Altında

Böylece iki hafta göz açıp kapayıncaya kadar gelip geçti. Hafif müzik kulübünün konser günü nihayet gelip çatmıştı. Cumartesi öğleden sonra düzenlenecek etkinlik için sabahın erken saatlerinden beri koşturuyor, telaş içinde ekipmanları kuruyorduk. Kulüp, sanki çok doğal bir şeymiş gibi bizim grup Stray Lumi’yi en son sahne alacak ana grup olarak belirlemişti. Vay be, resmen kulübün as oyuncusu muamelesi görüyorduk!

Ben bir yandan sahne arkasındaki işleri hallediyor, bir yandan da açılışı yapacak olan birinci sınıfların grubu için seyirciyi coşturmaya çalışıyordum.

“Natsu, geldik!”

Ben sağa sola koştururken Uta ve Miori içeri girdi.

“O, gelebilmişsiniz,” dedim.

“Bugün antrenmanımız vardı ama biter bitmez hemen koştuk!” diye heyecanla atıldı Uta.

Üzerlerinde okul üniforması vardı. Muhtemelen spor kıyafetlerini yeni değiştirmiş olacaklar ki ikisinin de boynunda birer havlu asılıydı.

Burun ucuma deodarant kokuları geldi. Mayıs ayının ortasında olmamıza rağmen havalar iyice ısınmaya başlamıştı.

“Ben sadece Serika için geldim. Senin nasıl çalacağın pek de umurumda değil,” dedi Miori.

Bu tsundere tavırları da neyin nesiydi böyle? Bana mı öyle geliyordu yoksa son zamanlarda ne yapacağı hiç belli olmuyor muydu?

“Selam.”

“Merhaba, bakıyorum herkes zaten toplanmış.”

Hemen arkalarından Tatsuya ve Reita girdi içeri.

Sabah antrenmanı olanların öğle yemeğini bitirip yavaş yavaş burada toplandığı saatlerdi. Bizimkilerin yanı sıra diğer öğrenciler de birer ikişer gelmeye başlamış, salonu doldurmaya girişmişti.

“Natsuki-kun!”

“Merhaba, Haibara-kun.”

Kısa süre sonra Hikari ve Nanase de ekibe katıldı. İkisinin de kulüp faaliyeti yoktu ama yine de okula kadar gelmişlerdi. Onlara etkinlikten önceden bahsetmiş olsam da gerçekten gelmelerine çok sevinmiştim.

“Şuna bak, herkes toplanmış gelmiş,” diye mırıldandım.

“Evet,” dedi Tatsuya. “Zaten okulda antrenmanım vardı, gelmişken bir uğrayayım dedim.”

“Ben seni desteklemek için geldim, Natsuki-kun!” dedi Hikari tatlı bir sesle.

Tam dinlenme aramdayken kulüp odasının dışındaki ekiple ayaküstü sohbet etmeye başladım.

“Hayırdır Natsuki? Ağzın kulaklarında,” diye takıldı Tatsuya.

“Şey... Sadece hepiniz geldiğiniz için çok mutlu oldum.” İkinci sınıfta sınıflarımız ayrılmasına rağmen hâlâ bu şekilde bir araya gelebiliyor olmamız çok güzeldi. Biraz utanç vericiydi belki ama içim kıpır kıpır olmuştu.

“Natsu, her zamanki gibi çok duygusalsın,” dedi Uta, kendisi de biraz utanarak.

Reita omuz silkti. “Natsuki böyle biri işte. Kendine engel olamıyor. Tam bir baş bel— yani, duygusal bir çocuk.”

“Lafı niye değiştirdin ki şimdi?” diye sordum.

Gülümsedi.

Bu çocuk sadece gülümseyerek her durumdan sıyrılabileceğini mi sanıyordu?

Biz sohbet ederken Serika beni almaya geldi. “Natsuki, neredeyse sıra bize geliyor,” dedi.

Kulüp odasına göz attığımda, bizden önceki grup olan Clock Ups’ın sahneye çıkmaya hazırlandığını gördüm.

“Bol şans!” dedi Hikari, yumruğunu göğsünün hizasında sıkarak destek verircesine.

Çok tatlıydı! “Teşekkürler.” Başımı sallayıp Serika ile birlikte gruptan ayrıldım.

“Performansın tadını çıkarın,” dedi Serika el sallayarak. “Şimdi tamamen havaya girdik.”

Demek şimdi tamamen havaya girmiştik?

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.

OKUMA YOLCULUĞUN

Bir süredir bizimlesin.

Okuma ilerlemeni kaybetmemek, kütüphaneni oluşturmak ve farklı cihazlarda kaldığın yerden devam etmek için ücretsiz hesabını oluştur.

Hesap oluştur

Okumaya devam etmek için hesap zorunlu değildir.