Arzunun Pençesinde Bir Hanımefendi

"Siz... Siz neler diyorsunuz böyle!? Bu bir tuzak! Kuzuhara Kazuma’nın sinsi bir planı olduğu bu kadar belliyken, nasıl olur da buna kanarsınız!!??"

"Şey, öyle diyorsun ama... Böyle bir fırsat her zaman ele geçmez."

"Ben de hayran kulübü üyesiyim ama ilk on içinde değilim sonuçta. Ne yalan söyleyeyim, Yukina-chan’ı o sevdiğim kostümler içinde görmeyi çok istiyorum."

"Kusura bakma Ijuuin-san. Ben Alisa-chan’ı o hizmetçi kıyafetiyle görmeyi her şeyden çok ama çok istiyorum! Bunun uğruna o pislik herifle, hatta iblisin kendisiyle bile anlaşma yapar, ruhumu satarım!"

"Kuzuhara tam bir baş belası, ona ben de gıcık oluyorum ama arzularıma karşı koyamıyorum işte."

"Acı ama gerçek; bizler sadece zavallı birer idol fanıyız."

"O-olamaz..."

Dostu sandığı kişiler tarafından ihanete uğrayan Ijuuin’in sesi titriyordu.

Belli ki büyük bir şok içindeydi. Arkasından yaklaşıp nazikçe omzuna dokundum.

"Yazık oldu, Ijuuin."

"Ku... Kuzuhara Kazuma..."

"Durum böyle işte. Kusura bakma ama herkes benim tarafımda gibi görünüyor. Kimsenin bu iyi niyetini boşa çıkaramam. Önümüzdeki tatilde vakit kaybetmeden cosplay çekimlerine başlayacağız."

"Ah... Şey..."

"Görünüşe bakılırsa sana ihtiyaç kalmadı, elden bir şey gelmez. Sınıftaki arkadaşlara da fotoğrafları kesinlikle sana vermemelerini söyleyeceğim, bunu anlayışla karşılarsın herhalde? Ne de olsa koca bir holdingin hanımefendisisin, sınıf arkadaşlarından zorla fotoğraf çalacak değilsin ya? Benim aksime, o ilk on numaranın onuruna sahip olduğunu söylemiştin. Ben sana güveniyorum."

Omzuna bir kez daha hafifçe vurup uyarımı perçinledikten sonra, arkamı dönüp sırama doğru yürümeye yeltendim. Ancak tam o anda...

"...Lütfen."

"Efendim?"

Bu sefer Ijuuin’in eli benim omzumdaydı.

Eli hafif hafif titriyor, sanki kendi içinde devasa bir savaş veriyormuş gibi görünüyordu.

"Ben de... Bana da fotoğraflardan... Fotoğraflardan verir misiniz lütfen..."

"Hı? Ne dedin? Yanlış mı duydum acaba? Kulağıma gelmesi imkansız sözler çalındı sanki?"

Bilmemezlikten gelince omzumdaki eli daha şiddetli titremeye başladı.

Fakat bu titreme kısa sürede dindi ve yerini arkamdan yükselen titrek bir sese bıraktı.

"Bana da... Ne olur, o ikisinin fotoğraflarını bana da verir misiniz...!"

Bu sözleri duyunca, bana yalvaran hanımefendinin görmeyeceği şekilde hafifçe sırıttım.

"Vay canına. O kadar büyük konuşuyordun, az önceki lafların yalan mıydı yani? Benim gibi biriyle asla bir olmayacağını söylemiştin. Hani nerede o ilk on numaranın onuru?"

"Herkesin önünde inat ediyordum işte... Aslında istiyorum. Hem de deli gibi istiyorum...! İlk on numara mıyım neyim umurumda değil, canım istiyorsa istiyorumdur işteeee...!"

Heh, sonunda düştü ağıma. Boşuna dememişler; kumandanı vurmak istiyorsan önce atını vuracaksın diye.

Hanımefendinin boğazından sökülüp gelen o feryadı dinlerken, içimdeki o müthiş hazzın tadını çıkararak ağzımı açtım.

"Öyleyse, önce bana söylemen gereken bir şey var, değil mi?"

"Kuuu... Ş-şu ana kadarki tüm saygısızlıklarım için özür dilerim. Bu yüzden, lütfen...!"

"Lütfen, efendim, diyeceksin değil mi?"

"............L-lütfen... yalvarırım..."

"Peki ya 'Kazuma-sama'?"

"Yalvarırım Kazuma-sama...! Bana da verin, ne olur o ikisinin fotoğraflarını, cosplaylerini bana da verinnnn...!"

İnsan ne kadar zengin olursa olsun, arzularına gem vuramaz. Bir holdingin hanımefendisi bile olsa, bu kural asla değişmez.

"Kukuku, madem bu kadar çok istiyorsun, elden bir şey gelmez... Ama bak söyleyeyim, başka şansın yok. Yalnız, kostüm masrafları ve kamera, hepsi senin cebinden çıkacak. Bu kadarlık bir ceza almayı doğal karşılarsın herhalde, değil mi?"

"Elbette...! Ku... kukuuu...!"

İstediğimi almış olmanın verdiği tatminle, bir yandan hırsından inleyen bir yandan da 'samimiyetini' gösteren Ijuuin’e yüce gönüllülükle karşılık vermeye karar verdim.

Yazar Olmak İster Misin

Kendi novelini yaz, binlerce okuyucuya ulaş!

Bölüm Hissi

Bölüm Tartışması

0 yorum

Henüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.