Selam, on sayfayı aşan sonsözler yaza yaza beyni patlamış olan Sunsunsun bendeniz. Bu yüzden, sanki elimizdeki bir çizgi roman fasikülüymüş gibi davranıp koca bir aptal olmaya karar verdim ve kitabın sonuna kısa bir hikaye ekledim.
Bu muhtemelen... Hayır, neredeyse kesinlikle light novel tarihinde ilk kez denenen bir şey. Evet. Başka hiçbir yazar böyle bir şeyi yapacak kadar kaçık değildir. Yani, yazdığı sayfaların çetelesini tutmayıp iş işten geçtikten sonra, "Haydi buyur! Daha bir düzine kadar sayfa yazmam lazım!" diye panikleyen yazar bulmak bile zordur herhalde. Üstelik kitabın sonunda reklam olmasın diye kafa patlatıp kısa hikaye yazacak kadar uğraşan pek kimse olduğunu da sanmam. Taslakları editöre teslim ettikten sonra neden bu kadar keyifli olduğumu merak eden az buz yazar çıkmayacaktır eminim...
Her neyse, sonsözün kitabın en can alıcı kısmı olduğuna inanan o azınlık kesimden özür dilemek istiyorum; çünkü bu seferki sonsöz kısa olacak! Hem kısa olacak hem de bulunması zor! O yüzden bir sonraki ciltten itibaren sakın doğrudan sonsöz kısmına atlamayın, ilk sayfadan okumaya başlayın!
Madem buradayız, bari ilgi çekici bir şeyler yazayım. Masha ve Chisaki’nin sınıf etkinliğinden bahsedelim biraz. Aslında o, ben öğrenciyken bizzat yaptığımız bir şeydi. İllüzyonist barı işleten herkesten, sırlarından birini ifşa ettiğim için bir an durup özür dileyeyim bari. Çok fazla detaya girmemeye çalıştım, o yüzden lütfen bana biraz müsamaha gösterin. Hayır, "biraz müsamaha" dedim! "Beni ortadan ikiye bölün" demedim! Hayııır! Beni kutuya koyup testereyle kesmeye kalkmayın! O gerçek bir testere! Ahhh—
Öhöm. Şimdi, müsaadenizle teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Öncelikle, teslim tarihini ucu ucuna yetiştirmeme rağmen benden yardımlarını esirgemeyen ve kıymetli tavsiyelerini eksik etmeyen editörüm Miyakawa’ya teşekkür ederim.
Ayrıca o yoğun temposuna rağmen harika, sanatsal (ve zerre kadar müstehcen olmayan) illüzyonlar hazırlayan Momoco’ya da şükranlarımı sunuyorum. En ufak ayrıntılar için bile sürekli özel isteklerde bulunup başının etini yediğim için çok üzgünüm. Bununla birlikte, o muazzam çizimler yine nefesimi kesti; ergenlik çağındaki her gencin zihninde öyle ya da böyle bir iz bırakacaklarına eminim. Şahsen ben, Alya’nın o güzel bacaklarını incelemekten büyük keyif aldım. Tabii ki tamamen sanatsal bir bakış açısıyla... Her şey için teşekkürler.
Bir sonraki teşekkürüm, serinin mangasını hazırlayan ve yeni hayranların aramıza katılmasına büyük katkı sağlayan Saho Tenamachi’ye. Herkesi bu kadar büyüleyici resmettiğiniz için minnettarım. Alya ve Masachika arasındaki çorap sahnesi o kadar muazzamdı ki hıhlamadan edemedim. Elbette bunu da sanatsal anlamda söylüyorum. Aklımda hiç müstehcen düşünce yok. Tekrar teşekkürler.
Son olarak, bu cildin hazırlanmasında emeği geçen herkese ve kitabı eline alıp okuyan sizlere sonsuz teşekkürler! Yedinci cilt çıktığında tekrar görüşmek dileğiyle. Esen kalın.
Bu arada, kim sadece bir tane kısa hikaye var dedi ki?
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.