Önünü arkasını, sağını solunu seçemiyordu. Ayağa kalkmak için vücudunun hangi noktasına güç uygulaması gerektiğini bile hesap edemiyordu artık. Öne doğru uzattığı kolunu görebiliyordu fakat kaç parmağı olduğunu anlamak için tek tek bakmaya çalıştığında sayıyı karıştırıyordu.
Boynundaki elektrot tasma kapanmış, tüm işlevini yitirmişti.
Şimdi ne yetenek kullanabiliyordu ne de söylenen kelimeleri kavrayabiliyordu. Sadece parmaklarını kullanacağı o en basit hesapları bile yapmaktan acizdi. Yumruğunu sıkıp Kihara’nın suratının ortasına indirmek şöyle dursun, kendi vücut ağırlığını ve dengesini bile kontrol edemediğinden düzgünce doğrulması bile mucize olurdu.
Terk edilmiş ofisin zemini toz toprak içindeydi, halının lifleri hav birikintileriyle birbirine karışmıştı. Yanağı bu kirli zemine bastırılmış olan Accelerator, içinde bulunduğu durumun ne kadar rahatsız edici olduğunu hissetse de zihninden sadece şu düşünceler geçiyordu: Bu... berbat... histen... nasıl... kurtulacaktım... ben?
Gelen bilgileri pasif bir şekilde algılayabiliyordu fakat bunlara karşı aktif bir tepki gösteremiyordu. Aradaki o köprüyü kuran hesaplama süreci artık onun için ulaşılamaz bir yerdeydi.
Tepesinden bir ses yankılandı.
"Uykudan uyandıktan sonra azar azar gelmek de ne demek, bunca berbat sorunun yanında durum gerçekten o kadar vahim mi?!"
Kendisine ne söylendiği hakkında en ufak bir fikri yoktu.
Sahi, en başta ne yapmak istiyordu? Kendi kendine sorular sorabiliyor ama bunlara cevap bulamıyordu. Last Order’ın burada olduğundan neredeyse emindi. Onu buradan çıkarıp kurtarması gerekiyordu. Bunu biliyordu. Bu bilgiyi tekrar hesap etmesine gerek yoktu; zira bu zaten beynine çoktan kazınmıştı ve Accelerator hâlâ bu düşünceyi zihninin ön planına getirebiliyordu.
Fakat...
Bunu tam olarak nasıl yapacaktı?
"......................................................"
Bu düşünceyle birlikte Accelerator hareket etmeyi bıraktı.
Elbette tüm düşünme yeteneği yerinde olsaydı bile bu kördüğümden bir çıkış yolu bulması imkansız olurdu. Akademi Şehri’nin en güçlü yeteneğini son sınırına kadar kullanmış olsa bile, Kihara Amata bu gücü önceden tahmin etmiş, onun kafasını karıştırmış, gücünü kısıtlamış ve ardından amansız karşı ataklarla üzerine çökmüştü. Dünyayı yok edebilecek güçteki bir yeteneği hiç zorlanmadan alt eden Kihara’nın karşısında, elektrot tasmasının desteği olmadan sadece bastonuna tutunup ayağa kalkmaya çalışan bir Accelerator vardı. Böyle bir durumda ondan kazanma ihtimalini hesaplamasını beklemek çok acımasızcaydı. Ağ Diyagramı kullanılmış olsaydı bile ortaya çıkacak sonuç kocaman bir yüzde sıfır olurdu.
Yine de.
"...?"
Tam o an, Accelerator’a hakaretler yağdıran Kihara sustu ve küçümseme dolu yüz ifadesine hafif bir kafa karışıklığı yerleşti. Buna engel olamamıştı. Özellikle de çocuğun boynundaki cihazı görüp işlevini ve zayıf noktasını neredeyse kusursuz bir şekilde tahmin ettikten sonra bu durum mantığına sığmıyordu.
Gıcırt.
Çalışma masası inlerken, masaya tutunan Accelerator bir kez daha doğruldu.
Savaşabilecek durumda olmadığı gün gibi ortadaydı.
Kendi ağırlığını bile taşıyamıyordu. İki elini de masaya dayamıştı ama ellerini çekse anında tekrar yere yığılırdı. Bakışları tek bir noktaya odaklanamıyor, gözleri kontrolsüzce titriyordu. O siyah gözlerin ne gördüğünü ise sadece kendisi biliyordu.
Accelerator güçlü bir düşmana karşı koyamıyordu. Hatta dünyanın yerçekimine bile diş geçiremiyordu.
Bu acınası manzarayı izleyen Kihara, karşısındaki bir aptalmış gibi kahkahayı patlattı.
"Aynı şekilde, geri çekilerek topçu birliğine ne kazandırmış oldun?!"
Asla hedefine ulaşmayacak hakaretlerini savurmaya devam ediyordu. Muhtemelen "Pilin bittiğine göre şimdi ne yapabileceğini sanıyorsun?" gibi bir şeyler söylüyordu ama Accelerator’ın bunu anlamasına imkan yoktu. Anlamış olsaydı bile yapacakları değişmezdi.
Accelerator şu anda hiçbir şeyi hesaplayamıyordu. Durumun ümitsiz olduğunu biliyordu, kazanma şansını tartamıyordu.
Fakat...
Diğer yandan, kaybedeceği bir senaryoyu da hesaplayamıyordu.
Bu yüzden ne kadar köşeye sıkışırsa sıkışsın, bir sonraki darbenin onu öldüreceğini bilse bile asla geri adım atmadı.
Son ana kadar...
...hiçbir hesaba kitaba girişmeden, tüm varlığıyla savaşmaya devam edecekti.
Bölüm Tartışması
0 yorumHenüz yorum yok. İlk tartışmayı sen başlat.